Saadet Partisinin sırrı:
Transfer fırtınasında vekilleri neden gitmedi?
Muhalefet partilerinden AK Parti'ye vekil transferleri siyasetin gündeminden düşmezken, 2023 seçimlerinde Meclis’e giren 10 Saadet Partili isimden hiçbiri iktidar partisine geçmedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan bunun sırrını anlattı.
Türk siyasetinde son dönemin en dikkat çeken başlıklarından biri milletvekili transferleri oldu. 2023 seçimlerinden bu yana İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ve Cumhuriyet Halk Partisinden (CHP) seçilen bazı isimler AK Parti saflarına katıldı.
Ancak bu tabloda Saadet Partisi dikkat çekici bir istisna oluşturdu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin milletvekilleri açısından bir “kariyer basamağı” olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Saadet Partisi bir konjonktür partisi, bir ikbal kapısı değil; yarım asrı aşan bir dava hareketidir. Bizim milletvekillerimiz parlamentoya bir ‘kariyer basamağı’ olarak bakmazlar. Milletimize verilen söz, taşınan vebal ve bir sorumluluk bilinci söz konusudur.”
“Saadet’in içinden ancak Azrail adam alabildi” sözünü de değerlendiren Arıkan, hayatını kaybeden Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’i hatırlattı:
“Bu tespitteki hakikat şudur: Biliyorsunuz, rahmetli milletvekilimiz Hasan Bitmez son nefesini verirken dahi kürsüde inandığı hakikati ifade ediyordu. Nitekim sonrasında yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan gerçekler, son nefesinde söylediği tespitlerin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koydu.”
TRANSFERLERİN SİYASET KURUMUNA VERDİĞİ ZARAR
Arıkan’a göre Saadet milletvekillerini bir arada tutan temel unsur, siyasi gelecek hesabından çok ortak bir siyasal gelenek.
“Bizim arkadaşlarımızı, vekillerimizi bir arada tutan şey siyasi hesaplar değil; ilkesel bir duruş, ahlaki bir bağ ve Milli Görüş sözüdür” diyen Arıkan, milletvekili transferlerinin siyaset kurumuna verdiği zarara da dikkat çekti.
Arıkan, “Yaşanan transfer hareketlilikleri toplum nezdinde siyaset kurumuna olan güveni ortadan kaldırıyor. Fikrin ve ideolojinin yerini kişisel ikbal kaygılarının aldığına ilişkin kanaati yaygınlaştırıyor. Maalesef bu transferler nedeniyle siyaset kurumu yıpranıyor. Siyasete ve siyasetçilere güven belki de tarihte hiç olmadığı kadar azalmış durumda” ifadelerini kullandı.
Saadet kadrolarının siyasi konjonktüre göre hareket etmeyeceğini savunan Arıkan, “Saadet Partisi kadroları, şahsi ikbalini iktidarın veya konjonktürün sunduğu imkânlarla takas etmeyecek kadar köklü bir siyasi birikime ve sorumluluk duygusuna sahiptir” dedi.




