Koruma kararı var, şiddet bitmiyor! 5 yılda 69 bin ihlal
Vakit61.com farkıyla kadına yönelik şiddetin bir başka acı yüzü gündemde. Kadınları şiddetten korumak amacıyla verilen tedbir kararlarının sayısı artarken, son beş yılda kaydedilen 69 bin 391 ihlal, koruma mekanizmalarının etkinliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede en önemli yasal düzenlemelerden biri olan 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararları her geçen yıl artıyor. Ancak kararların ne ölçüde uygulandığı, ihlaller karşısında hangi yaptırımların devreye sokulduğu ve kadınların ne kadar etkin korunduğu konusunda kamuoyuyla paylaşılan verilerin yetersizliği dikkat çekiyor.
Koruma kararları beş yılda yaklaşık yüzde 70 arttı
Adalet Bakanlığına atfedilen verilere göre, 2021 yılından bu yana koruyucu tedbir kararlarının sayısı yaklaşık 9 bin artarak 22 bin 600’e ulaştı.
Bu artış, şiddet tehdidi altında bulunan kadınların korunmasına yönelik hukuki mekanizmalara duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu.
Ancak tedbir kararı verilmesi, tek başına şiddet riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kararların etkin biçimde uygulanması, ihlallerin takip edilmesi ve gerekli yaptırımların zamanında devreye sokulması hayati önem taşıyor.
Beş yılda 69 bin 391 ihlal
Bakanlık verilerine göre 2021-2025 yılları arasında tedbir kararlarının toplam 69 bin 391 kez ihlal edildiği kaydedildi.
2021 yılında yaklaşık 14 bin olan ihlal sayısı, takip eden yıllarda benzer seviyelerde seyrederken 2025 yılında yaklaşık 11 bine geriledi.
Buna rağmen beş yıllık toplam, koruma kararlarının uygulanması ve denetlenmesi konusunda önemli soru işaretleri oluşturdu.
İhlallerin ne kadarının kolluk kuvvetlerine bildirildiği, kaç fail hakkında zorlama hapsi kararı verildiği ve bu kararların ne ölçüde uygulandığına ilişkin ayrıntılı verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması, sistemin etkinliğinin değerlendirilmesini güçleştiriyor.
Elektronik takip tedbirleri altı katına yaklaştı
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kullanılan elektronik kelepçe ve diğer teknik takip yöntemlerinin sayısında da dikkat çekici bir yükseliş yaşandı.
2021 yılında 946 kişi hakkında toplam 1.391 teknik takip tedbiri uygulanırken, 2025 yılında 4 bin 607 kişi hakkında 8 bin 379 tedbir uygulandığı bildirildi.
Böylece teknik takip tedbirlerinin sayısı beş yıllık dönemde yaklaşık altı katına çıktı.
Ancak verilen tedbirlerin ne kadarının fiilen uygulandığı, uygulamaların ne kadar sürdüğü ve hangi sonuçların elde edildiği konusunda daha kapsamlı verilere ihtiyaç duyuluyor.
68 ilde 1.551 kişi aktif takipte
İçişleri Bakanlığının 25 Nisan 2026 tarihli açıklamasına göre, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi (GAMER) aracılığıyla 68 ilde 1.551 kişi aktif olarak takip ediliyor.
Adalet Bakanlığı verilerinde ise 2025 yılı boyunca 4 bin 607 kişi hakkında 8 bin 379 teknik takip tedbiri uygulandığı belirtiliyor.
Ancak bu rakamlar farklı zaman dilimlerini ve ölçütleri kapsadığı için doğrudan karşılaştırılamıyor.
Bir yıl boyunca uygulanan tedbir sayısıyla belirli bir tarihte aktif olarak takip edilen kişi sayısının birbirinden farklı olması, kararların ne ölçüde hayata geçirildiğini gösteren ayrıntılı istatistiklerin önemini artırıyor.
Kadınlar yeniden yeniden mahkemeye başvuruyor
Şiddet tehdidi altındaki kadınların karşılaştığı sorunlardan biri de kısa süreli koruma kararlarının yenilenmesi zorunluluğu.
Riskin devam ettiği durumlarda kadınlar, mevcut tedbirlerin uzatılması için yeniden başvuruda bulunmak zorunda kalabiliyor.
Bu süreç, şiddet tehdidi altında yaşamını sürdüren kadınlar açısından ek bir hukuki ve psikolojik yük oluşturabiliyor.
Asıl soru: Kararlar kadınları ne kadar koruyor?
Ortaya çıkan tablo, yalnızca kaç koruma kararı verildiğinin değil, bu kararların ne kadar etkili uygulandığının da açıklanması gerektiğini gösteriyor.
Koruma kararlarının ihlal edilmesi halinde alınan önlemler, uygulanan yaptırımlar ve elektronik takip sistemlerinin sonuçları hakkında düzenli ve şeffaf veri paylaşılması, kadına yönelik şiddetle mücadelenin etkinliğini değerlendirmek açısından büyük önem taşıyor.
Vakit61.com olarak altını çiziyoruz: Kadınların yaşam hakkının korunması yalnızca hukuki kararların verilmesine değil, bu kararların etkin şekilde uygulanmasına ve ihlaller karşısında hızlı müdahaleye bağlı.
Çünkü koruma kararlarının gerçek karşılığı, kadınların kendilerini güvende hissedebildiği ve şiddetten uzak yaşayabildiği bir ortamın sağlanmasıdır.




