#POLİKRİTİK

CHP’de Trabzon Tartışması Derinleşiyor:

“Emanetse Bu İl Niçin Güçsüz Bırakıldı?”

CHP Kurultayı’nın ardından Trabzon’da devam eden “PM’de temsil krizi” tartışmaları, yapılan açıklamalarla daha da büyüdü. CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak’ın, “Trabzon’dan bir ismin PM’de olması için çok mücadele ettik ancak Genel Başkanımızın takdiri böyle oldu” sözleri şehirdeki tartışmaları yatıştırmaya yetmedi.

Bak, yaptığı açıklamada Genel Başkan Özgür Özel’e duydukları güveni yinelerken şu ifadeleri kullandı:

“Genel başkanımız Türkiye’nin tamamına bakarak en doğru planlamayı yaptığını düşünüyor. MYK’ya da PM listesine de güveniyoruz. Elbette gönül isterdi Trabzon’dan bir isim olsun. Trabzon kamuoyu da bunu bekliyordu. Biz de ‘kesinlikle olmalıydı’ diye düşünüyoruz. Ancak genel başkanımız her görüşmemizde bize ‘Ekrem bana emanet, Trabzon bana emanet’ dedi. Ekrem Başkan’ın Trabzonlu olması bizim için en büyük gururdur. Bundan sonraki süreçte Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olması için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.”

Ancak bu açıklama, kulislerde tam tersine yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Demirel’in Meşhur Hikâyesi Yeniden Gündemde

Siyasi kulislerde, yaşanan bu tabloyu, merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e atfedilen meşhur bir anıya benzetenler çoğunlukta.

Bir dönem milletvekili adayları belirlenirken, bir heyetin Demirel’e gelerek,
“Bizim camiadan kimseyi aday göstermediniz, bizi temsil eden yok” serzenişinde bulunduğu,
Demirel’in ise kendilerine dönüp:

“Beni çok üzdünüz… Sizin temsilciniz benim, yetmiyor muyum?”
diyerek cevap verdiği anlatılır.

Bugün CHP kulislerinde aynı benzetme yapılıyor:

“Özgür Özel de aynı yöntemi uyguluyor. ‘Ekrem bana emanet, Trabzon bana emanet’ diyerek gönül almaya çalışıyor ama siyasi anlamda Trabzon’u güçlendirmiyor.”

“Emanet ise, o zaman bu il neden güçsüz bırakıldı?”

Trabzon’da en çok dile getirilen soru bu:

“Madem Trabzon size emanet, o halde PM’de neden temsilimiz yok? Emanet edilen bir ili güçlü tutmak gerekmez mi?”

Bu soru, örgütün geniş kesimlerinden yükseliyor. Bazı kulis yorumlarında ise daha sert değerlendirmeler dikkat çekiyor:

“Yoksa ne olur ne olmaz diyerek ‘Belki ben aday olurum, Trabzon çok güçlenmesin’ düşüncesi mi var?”

Her ne kadar bu iddialar resmi ağızlardan doğrulanmasa da parti içindeki rahatsızlığın derinliği, bu tür yorumların dolaşımda kalmasına neden oluyor.

Kılıçdaroğlu’nun Sessizliği Dikkat Çekiyor

Kurultay sürecinde tasfiye edilen Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden henüz güçlü bir değerlendirme gelmiş değil.
CHP kaynaklarına göre bu sessizlik “geçici” ve ilerleyen günlerde yapılacak açıklamaların parti içi dengeleri daha da sarsabileceği konuşuluyor.

Kulislerde şu yorum sıkça dile getiriliyor:

“Kılıçdaroğlu konuşursa taşlar yeniden yerinden oynar. Süreç CHP için çok kritik.”

Sonuç olarak Trabzon’da Fırtına Dinmeyecek

Parti Meclisi’nde Trabzon’un temsil edilmemesi:

Örgüt tabanında kırgınlığa,

Şehirde siyasetin hareketlenmesine,

Genel Merkez–İl örgütü arasında görünmez bir gerilime,

Ekrem İmamoğlu’nun adaylık sürecine dair yeni tartışmalara

kapı aralamış durumda.

Bugün net görünen tek şey şu:

Trabzonspor ortak paydasında örnek bir teşkilat duruşu
Trabzonspor ortak paydasında örnek bir teşkilat duruşu
İçeriği Görüntüle

CHP için Trabzon’da süreç kolay geçmeyecek.
Bu tartışma daha çok su kaldırır ve kurultayın gölgesi uzun süre şehrin siyaseti üzerinde kalır.

Kaynak: Vakit61