Algı yapmanın da bir sınırı olmalı
Algı yapmanın da bir sınırı olmalı
İçeriği Görüntüle

Zaman, mekân ve doğru üslup


Futbolda her doğru her yerde ve her zaman söylenmez. Zamanlama ve üslup, en az söylenen söz kadar önemlidir. Son dönemde Fatih Tekke’ye yöneltilen “Genç oyuncular neden değerlendirilmiyor?” soruları ve bu sorulara verilen agresif tepkiler, teknik konuların önüne geçmeye başladı.
Fatih Tekke’nin bir basın toplantısında bu soruya “Arif Boşluk altyapıdakilerden 5 gömlek iyiydi, ne oldu?” şeklinde cevap vermesi, meseleyi açıklamak yerine tartışmayı büyüttü. Oysa sorun kişisel örnekler üzerinden değil, sistem ve vizyon üzerinden konuşulmalıydı.
Trabzonspor forması, bu ligde her zaman ilk 4 hedefini koyabilecek bir formadır. Yapılan transferler sonrası bu hedef gerçekçi mi? Evet, olabilir. Ancak bu hedefin sürdürülebilir olması için alternatifli bir kadro ve tetikleyici bir yedek kulübesi şarttır. Bu noktada genç oyunculara 'yetersiz söyleyip' kapıyı tamamen kapatmak, kulübün ruhuna da ekonomik gerçeklerine de uymaz.


Türkiye Kupası maçında Batagov yerine Salih’e şans verilemez miydi?


Tüm stoperler sakat ya da cezalıyken Arda Öztürk neden değerlendirilmedi?
Bu oyuncularla ilgili kamuoyunun bilmediği başka sorunlar mı var?
Trabzonspor altyapısı uzun süredir adından söz ettiriyor ancak Uğurcan Çakır, Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’den sonra A takıma kalıcı şekilde kazandırılan bir isim çıkarılamadı. Bu tabloyu sadece oyunculara değil, tercih edenlere de yazmak gerekir.


Kulüp mali açıdan bu dönemi toparlama süreci olarak görüyorsa, hedef ilk 4 olabilir. Gerekli transferlerle ve altyapıdan takviyelerle bu sezon tamamlanabilir. Abdullah Avcı’nın şampiyonluk kadrosunda Serkan Asan ve Hüseyin Türkmen’e verilen şans hâlâ hafızalarda. Aynı cesaretin bugün de gösterilmesi bekleniyor.
Bugün gelinen noktada Fatih Tekke’nin bir taraftarın formasına imza atarken bile “Formayı biraz gerelim, ben de biraz gerginim” şeklindeki göndermeleri, teknik adam profilinden çok psikolojik bir baskıyı yansıtıyor. Oysa bu süreç gerginlik değil, eldeki oyuncu grubuyla en iyi sonucu alma yollarını arama sürecidir.
Fatih Tekke, maç öncesi ve sonrası karamsar söylemlerden uzak durmalı. Kaybedilen maçlarda sonucu değil, eksikleri konuşmalı; bu eksikleri nasıl gidereceğini anlatmalıdır. Bu sezon, Fatih Tekke için bir yapılanma ve kredi sezonudur. Asıl değerlendirme ikinci sezonda yapılmalıdır. Bu krediyi hem taraftar hem kulüp fazlasıyla vermelidir.


Ancak bu kredi sınırsız değildir. Eleştiri olacaktır; ama bu eleştiriler yıkıcı değil, yol gösterici olmalıdır. Aynı şekilde Fatih Tekke de her eleştiriyi kişisel algılayıp daha da gerginleşmemelidir. Diken üstünde teknik direktörlük yapmak herkesin harcı değildir; ama Trabzonspor teknik direktörlüğü de bunu gerektirir.
Bir diğer önemli başlık ise 11 yabancı ile oynama tercihi. Zaman zaman Mustafa, Ozan, Okay ve son olarak Umut’un oyuna girmesiyle yerli oyuncu sayısı artıyor. Ancak Trabzonspor’un efsane kadrolarına bakıldığında, sahadaki oyuncuların en az yarısından fazlası yerliydi. Bu kulübün genlerinde bu hassasiyet vardır ve korunmalıdır.
Özetle;
Trabzonspor’un ihtiyacı gerginlik değil, sağduyu.
Savunma değil, çözüm.
Karamsarlık değil, yol haritası.
Fatih Tekke bu kulübün değeridir. Ancak bu değerin büyümesi, gençlere alan açan, eleştiriye açık ve umut veren bir Trabzonspor ile mümkündür.

Kaynak: Haber Bülteni