Ruh sağlığımız alarm veriyor
Dünyada her yıl 720 binden fazla kişi intihar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye'de ise intihar sonucu ölüm sayısı 2025'te 4 bin 599'a yükseldi..
Gelecek kaygısı, işsizlik ve güvencesizlik gençlerin yaşamını her geçen gün daha fazla kuşatıyor, ruh sağlığı problemleri büyüyor, intihar vakaları artıyor. Uzmanlar, intiharların yalnızca psikiyatrik hastalıklarla açıklanamayacağını belirterek “Ruh sağlığı hizmetine erişim intiharları önlemenin en önemli bileşenidir” dedi.
Dünyada her yıl 720 binden fazla kişi intihar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye'de ise intihar sonucu ölüm sayısı 2025'te 4 bin 599'a yükseldi. İntihar hızının son 25 yılın en yüksek seviyesine çıktığı belirtilirken uzmanlar ekonomik krizden işsizliğe, yalnızlıktan gelecek kaygısına kadar pek çok toplumsal etkenin ruhsal sıkıntıları artırabileceğine dikkat çekti.
Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, Türkiye'de son yıllarda intihar sayıları ve kaba intihar hızında yukarı yönlü bir seyir görüldüğünü söyledi. Bu artışın tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Ünal, intiharın çok etkenli ve karmaşık bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.
Ruhsal hastalıkların önemli risk etkenleri olduğunu belirten Ünal, özellikle depresyon, alkol ve madde kullanım bozuklukları ile daha önce intihar girişiminde bulunmanın riskle güçlü biçimde ilişkili olduğunu vurguladı. Ancak intihar davranışının hiçbir zaman tek bir faktör ya da olay üzerinden açıklanamayacağını belirten Ünal, ekonomik güçlükler, işsizlik ve maddi sorunların yanı sıra ilişki çatışmaları, yalnızlık, sosyal destek kaybı, şiddet, istismar ve önemli kayıpların da riski artırabileceğine dikkat çekti.
Ünal, barınma, gelir güvencesi, çalışma koşulları, eğitim olanakları ve sosyal desteğin ruh sağlığının önemli sosyal belirleyicileri olduğunu söyledi. Gençlerde yaşam dönemine özgü sorunların da tabloya eklendiğini belirten Ünal, gelecek kaygısına dikkat çekti. Ünal, “Aile içi çatışmalar, akran zorbalığı ve siber zorbalık, yalnızlık, şiddet ve istismar, akademik baskı, gelecek kaygısı, ekonomik güçlükler ve ruh sağlığı hizmetlerine ulaşmadaki engeller bu dönemde önem taşıyabiliyor” değerlendirmesini yaptı. Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin intiharı önlemenin en önemli bileşenlerinden biri olduğunu vurgulayan Ünal, hizmetlerin bölgeler arasında eşit dağılmamasının, yoğunluk nedeniyle yeterli görüşme ve izlem sürelerinin sağlanamamasının önemli sorunlar olduğunu söyledi. Çocuk ve ergenlerde erken müdahalenin önemine dikkat çeken Ünal, "Bir gencin yardım almak için ağır bir kriz yaşamasını beklememeliyiz" dedi. Okullarda ruhsal sorunların erken fark edilmesi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Ünal, üniversitelerde de kolay ulaşılabilir ve sürekliliği olan psikolojik danışmanlık ve psikiyatri hizmetlerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ünal, etkili bir intihar önleme politikasının yalnızca ruh sağlığı hizmetlerinden ibaret olamayacağını belirterek erken tanı, kriz müdahalesi, girişim sonrası yakın izlem, okul ve üniversite temelli destekler ile sosyal politikaların birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.




