Trabzonspor Kazandı Ama…
Trabzonspor için bu deplasmanda alınan galibiyet kuşkusuz önemliydi. Zorlu bir atmosferde üç puanı haneye yazdırmak her zaman değerlidir. Ancak galibiyetin ardından özeleştiri yapmak da büyük takımların olmazsa olmazıdır.
Maçın kırılma anlarından biri rakip takımın 10 kişi kalmasıydı. Böyle anlarda sahada daha diri, ne yaptığını bilen ve oyunu kontrol eden bir Trabzonspor görmek gerekirdi. Büyük takım refleksi bunu gerektirir. Ne yazık ki bu görüntü tam anlamıyla sahaya yansımadı.
Skorun 3-0’a gelmesinin ardından takımda bir miktar rehavet ve laubalilik göze çarptı. Futbolda hiçbir maç rehaveti kaldırmaz. Bu karşılaşmada belki bunun bedeli ödenmedi ancak farklı bir maçta aynı yaklaşım çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.
Bir diğer dikkat çeken konu ise oyuncu değişiklikleriydi. Gelecek sezon planlamasında düşünülmeyen ve yaş olarak takımın ilerideki yapılanmasında yer almayacağı konuşulan isimlerin, skor alınmış bir maçta oyuna dahil edilmesi soru işaretleri yarattı. Eğer skor elde edilmemiş olsa, “tecrübeli oyuncu oyuna girer, kilit bir pas atar ya da gol bulur” düşüncesi anlaşılabilir. Ancak skor net şekilde alınmışken bu tarz hamlelerin yapılması çok da doğru bir görüntü vermedi.
Teknik direktör Fatih Tekke’nin maç sonrası açıklamalarından da anlaşıldığı üzere takımda bireysel hatalardan duyulan rahatsızlık dikkat çekiyor. Bu durum teknik heyetin üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri gibi görünüyor.
Sonuç olarak futbolun en temel gerçeği değişmiyor: önemli olan kazanmaktır. Trabzonspor bunu başardı ve sahadan üç puanla ayrıldı. Ancak sezonun geri kalanında ve daha büyük hedeflere yürürken bu tür detayların göz ardı edilmemesi gerektiği de ortada. Galibiyet güzel ama ders çıkarmak daha da değerli.




