Bitlis Eren Tıp’ta bina ve kadro tartışması
Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alması dikkat çekerken, fakültenin akademik kadrosu ve tamamlanmayan eğitim altyapısı tartışma konusu oldu.
30 öğrenci kabul edildi
2026-2027 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul eden Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesine 30 öğrenci yerleşti.
Yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alan fakültenin devlet üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alması, bazı yayınlarda önemli bir akademik başarı olarak duyuruldu.
Ancak Vakit61’in üniversitenin resmî açıklamaları ve edindiği bilgilere göre, öğrencilerin tercihlerinde sunulan yüksek burs ve İstanbul’da eğitim olanağının belirleyici olduğu değerlendiriliyor.
Öğrencilere aylık 50 bin lira burs
Üniversitenin açıkladığı burs koşullarına göre, Türkiye genelinde sayısal puan türünde ilk 15 bine girerek Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleşen öğrencilere aylık 50 bin lira burs verilecek.
Bursların normal öğrenim süresince, yılda sekiz ay ödeneceği belirtildi. Bu imkânın fakültenin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci almasında önemli rol oynadığı görülüyor.
İlk üç yıl Çapa’da okuyacaklar
Fakülteye yerleşen öğrenciler, tıp eğitiminin ilk üç yılını İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde, kamuoyunda bilinen adıyla Çapa’da geçirecek.
Öğrencilerin 2029 yılından itibaren eğitimlerine Bitlis’te devam etmesi planlanıyor. Bu süreçte Bitlis’teki eğitim ve sağlık altyapısının tamamlanması hedefleniyor.
İstanbul Üniversitesi ile yapılan iş birliği, öğrenciler açısından önemli bir eğitim fırsatı oluşturuyor. Ancak İstanbul Tıp Fakültesinin mevcut öğrenci, akademisyen, laboratuvar ve derslik kapasitesine yapılacak ilave yükün nasıl karşılanacağı konusunda kamuoyuna ayrıntılı bir plan henüz yansımadı.
Resmî listede üç akademisyen bulunuyor
Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin resmî internet sitesindeki akademik personel listesi de dikkat çekti.
Listede Temel Tıp Bilimleri bölümünde iki, Cerrahi Tıp Bilimleri bölümünde ise bir öğretim üyesi yer alıyor. Dahili Tıp Bilimleri bölümünde ise herhangi bir akademisyenin ismi görünmüyor.
Fakültenin mevcut akademik kadrosunda toplam üç isim bulunması, öğrencilerin 2029’da Bitlis’e dönmesinden önce kadronun nasıl ve hangi takvimle güçlendirileceği sorusunu gündeme getirdi.
Morfoloji binası ve hastane tamamlanmadı
Tıp eğitimi için planlanan morfoloji binası ile araştırma hastanesi de henüz tamamlanmış değil.
Üniversite yönetiminin açıklamalarına göre Eren Hastanesinin yapımı sürerken, morfoloji binasının da belirlenen takvim içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Yapıların 2027 sonu veya 2028 yılı içerisinde hazır hâle getirilmesi planlanıyor.
Öğrencilerin 2029’da Bitlis’e dönmesi öngörülürken, inşaatların gecikmesi durumunda klinik eğitim ve stajların nerede gerçekleştirileceğine ilişkin alternatif takvim kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Başarı sırasının arkasında burs ve Çapa etkisi
Fakültenin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alması dikkat çekici olsa da bu sonucu doğrudan akademik kadro ve mevcut fiziki altyapıyla ilişkilendirmek mümkün görünmüyor.
Öğrencilerin henüz tamamlanmamış Bitlis yerleşkesinden çok, aylık 50 bin liralık burs ile ilk üç yıl İstanbul Tıp Fakültesinde eğitim alma fırsatını tercih ettiği değerlendiriliyor.
Üniversite yönetimi de burs ve İstanbul’daki eğitim avantajının fakülteye gösterilen ilgiyi artırdığını ifade ediyor.
Kamuoyu somut takvim bekliyor
Bitlis’in güçlü ve donanımlı bir tıp fakültesine sahip olması hem kent hem de bölge sağlık hizmetleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak tıp eğitiminin niteliğinin korunabilmesi için yalnızca kontenjan açılması yeterli görülmüyor.
Akademik kadronun hangi branşlarda ve ne zaman güçlendirileceği, morfoloji binası ile araştırma hastanesinin kesin teslim tarihleri, laboratuvarların kapasitesi ve olası gecikmelere karşı uygulanacak alternatif eğitim planı açıklanmayı bekliyor.
Ortaya çıkan mevcut tablo, Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin önemli imkânlarla öğrenci kabul ettiğini ancak kendi akademik ve fiziki altyapısını tamamlama konusunda kritik bir üç yıllık sürece girdiğini gösteriyor.





