Vakit61.com Gülistan Doku soruşturması ile ilgili Umut Altaş'ın itiraflarını mercek altına aldı.

BAŞTAN AŞAĞI ÇELİŞKİLER İLE DOLU!


ABD'de tutuklu bulunan kilit isim Umut Altaş'ın cinayete ilişkin itirafları soruşturma dosyasına girdi.

Türkiye'ye iletilen 34 sayfalık resmi tutanakta, cinayet anında bizzat olay yerinde bulunduğunu belirten Altaş, Gülistan Doku'nun araçta Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürülme anına saniye saniye tanıklık ettiğini ve sonrasında cansız bedenin taşınmasında yer aldığını iddia etti.

Vakit61.com soruşturmasının ayrıntılarını ve soruşturmada yaşanan çelişkileri ilk kez Türk basınında gündeme taşıdı...


Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sürüyor. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladı. Sorgunun ardından hazırlanan 34 sayfalık dosya, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli makamlara ulaştırıldı.

'GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU’

Trabzonspor’da gözler bu 4 isimde
Trabzonspor’da gözler bu 4 isimde
İçeriği Görüntüle


FBI tutanağına göre Altaş’a, tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıp inanmadığı soruldu. Altaş, ‘Evet’ yanıtını vererek olayı gördüğünü öne sürdü. Altaş’ın anlatımına göre, 5 Ocak 2020’de Mustafa Türkay Sonel ile Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiler. Köprüde gördükleri Gülistan Doku’nun daha sonra araca bindiğini belirten Altaş, Sonel’in sürücü, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku’nun ise arka koltukta olduğunu söyledi. Altaş, araçta yaşanan tartışmanın ardından Sonel’in torpido gözünden çıkardığı tabancayla Doku’yu vurduğunu iddia etti.


Gülistan Doku cinayetinde firari şüpheli Umut Altaş FBIa anlattı: Valinin oğlu vurdu, cesedi bagaja taşıdık

‘CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK’

Altaş, ifadesinde olayın ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini ileri sürdü. Altaş, başlangıçta kabul etmediğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte aracın bagajına taşıdıklarını iddia etti. Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını, yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü söyledi. Altaş, Sonel’in kendisine ‘Sus, kimseye bundan bahsetme’ dediğini, kendisinin ‘Bu mesele ortadan kalkmaz’ demesi üzerine ise ‘Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak’ yanıtını verdiğini iddia etti.


CESET İÇİN PERTEK YOLUNU İŞARET ETTİ

Altaş, Türkay Sonel’den edindiğini söylediği bilgiye dayanarak cesedin Pertek yolu çevresinde, o dönemde yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü. Altaş, bu iddiasının kendi gözlemine değil, Sonel’den aldığını ileri sürdüğü bilgiye dayandığını da belirtti. Sorguda Altaş’a, soruşturma kapsamında elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de soruldu. Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu; Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede olduğu belirtildi. PTS verilerinde Sonel’in kullandığı aracın saat 22.17’de Tunceli’den Elazığ yönüne çıktığı, saat 22.30’da Tunceli yönüne döndüğü ve bu sırada ön yolcu koltuğunda Altaş’ın bulunduğu kaydedildi. Altaş, olayın ardından Sonel ile aynı araçla yeniden köprü bölgesine döndüklerini söyledi. FBI görevlilerinin neden geri döndüklerini sorması üzerine Altaş, Sonel’in çevrede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek istediğini öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia ederken, kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini belirtti. FBI görevlileri sorgunun ilerleyen bölümünde Altaş’a, Gülistan Doku’nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya tanık olup olmadığı sorularına da ‘evet’ yanıtını verdi. İki günlük sorgu boyunca bazı konularda çelişkili beyanlarda bulunan Altaş, yeniden sorulduğunda da olay yerinde bulunduğu yönündeki ifadesini doğruladı.

Vakit61.com'a göre

İfadedeki ve olay anlatımındaki çelişkiler şu şekilde;

Altaş, cesedin gömülü olabileceği yerin olay yerinden Pertek yönüne yaklaşık 15-20 dakika mesafede olduğunu söylerken, sonradan bu süreyi 30 dakikaya çıkararak kendi ifadesini değiştiriyor.

Altaş ilk anlatımında olay sonrası ne yaptıklarını farklı aktarmışken, telefon baz kayıtları ve plaka tanıma sistemi verileri, cinayetin işlendiği aracın kısa süre sonra aynı sürücü ve yolcuyla köprü bölgesine geri döndüğünü gösteriyor. Bu teknik veriler ilk anlatımıyla örtüşmeyince FBI sorguyu derinleştiriyor ve Altaş ancak bu noktada geri dönüşü kabul ediyor


Altaş cinayeti bizzat gördüğünü iddia ederken, cesedin sonraki akıbeti (gömülü olduğu yer) konusunda kendi gözlemine değil Sonel'den aktarılan bilgiye dayandığını itiraf ediyor yani gördüm dediği olayla, tahmin ediyorum dediği ayrıntılar aynı ifadede iç içe geçmiş durumda

Altaş önce bu konuda doğrudan bilgisi olmadığını söylüyor Ancak eski işvereni Rüstem Keskin'e daha önce anlattığı ayrıntılı ifadesi okunduğunda, bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ediyor fakat hemen ardından bunun bir tahmin olabileceğini ve ayrıntıları hatırlamadığını söyleyerek ifadesini yumuşatıyor Yani aynı konuda üç farklı tutum sergiliyor

Parçalanmış ceset görüntüsü içeren videoyu aldığını ve gönderenin Sonel olduğunu doğruluyor ama görüntüdeki cesedin Gülistan'a ait olduğunu kesin olarak teyit edemiyor Oysa eski işverenine daha önce görüntüdeki kişinin Gülistan olduğunu söylediği hatırlatıldığında, bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ediyor ve ama net diyerek geri adım atıyor

27 Aralık 2019'daki buluşmada gördüğü kızın Gülistan olup olmadığı sorulduğunda net bir evet ya da hayır demek yerine mümkün olabilir gibi belirsiz bir ifade kullanıyor.

Genel olarak Altaş'ın doğrudan gördüğünü iddia ettiği kısımlarla (araçtaki vurulma anı), duyuma/tahmine dayanan kısımların (gömü yeri, hamilelik-kürtaj detayları) iç içe geçmiş olması, ifadeye güvenilmeyeceğini gösteriyor.

Kaynak: Vakit61