TOPRAK ANA KADIN KOOPERATİFİ’NDEN FINDIK AÇIKLAMASI

"Fındıkta sorunlar sadece fiyatlara endeksli çözülmez"

Kırsal mahallelerde yaşayan kadınların üretime katılımını teşvik etmek, desteklemek ve üretilen ürünlerin pazarlanmasına yardımcı olmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Toprak Ana Kadın Kooperatifi, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli tarım ürünü olan fındıkta yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini dile getiren bir açıklama yayımladı.

Toprak Ana Kadın Kooperatifi Sözcüsü Ziraat Mühendisi Nuran Uzunismail tarafından yapılan açıklamada, başta üreticilerin yaşadığı mağduriyetler olmak üzere fındıkta yaşanan sorunların kalıcı olarak çözümünün, üretimden pazarlamaya kadar bütün süreçleri kapsayan bütüncül bir strateji gerektirdiği ifade edildi.

“SADECE FİYAT POLİTİKALARINA DEĞİL, YAPISAL REFORMLARA ODAKLANMALIYIZ”

Türkiye'nin dünya fındık üretimi ve ihracatındaki liderliğini koruyabilmesi için sadece fiyat politikalarına değil, yapısal reformlara odaklanılması gerektiğini kaydeden Nuran Uzunismail, “Türkiye, dünyanın en önemli fındık üreticilerinden biri olmasına rağmen yıllardır fındık konusunda süregelen aynı sorunları konuşuyoruz. Ürün değerinde satılamıyor, üretici mutsuz ve fındık fiyatı konusunda da yeterince söz hakkına sahip değil. Araziler bakımsız, fındık bahçelerinde yıl boyu tarımsal faaliyetleri yapabilecek yeterli bilgi ve tecrübeye sahip işçi bulmak neredeyse imkansız. Bahçelerimiz, yanlış tarımsal uygulamaların kurbanı oluyor. Ve en önemlisi, dünyanın en değerli tarım ürünlerinden biri olan fındığın geleceğine ilişkin ciddi bir politika göremiyoruz” dedi.

“DEVLETİN, ARAZİ YAPISINI DÜZENLEYEN UZUN VADELİ BİR POLİTİKA OLUŞTURMASI GEREKİYOR”

Tarım arazilerinin bölünmesi ve miras yoluyla parçalanmasının, bölge için ciddi bir sorun haline geldiğini kaydeden Uzunismail, “İnsanlar yıllar önce ailelerinden kalan fındık arazilerinde bugün kendi sınırlarını ve hisselerini dahi net olarak belirlemekte zorlanabiliyor. Bu sebeple üreticinin kendi toprağına sahip çıkması zorlaşıyor ve üretici arazisinden manevi olarak uzaklaşıyor. Sonuç olarak bakımsız fındık bahçeleri ortaya çıkıyor. Burada devletin sadece destek veren değil, arazi yapısını düzenleyen uzun vadeli bir politika oluşturması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yeni yılda cepler yanacak: Vergi ve harçlara zam yolda
Yeni yılda cepler yanacak: Vergi ve harçlara zam yolda
İçeriği Görüntüle

“FINDIĞIN FİYATININ BELİRLENMESİNDE TÜRKİYE’NİN DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMASI GEREKİR”

Dünya fındık üretiminin büyük kısmını gerçekleştiren Türkiye’nin, bu ürünün fiyatının belirlenmesinde söz sahibi olmadığına dikkati çeken Uzunismail, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:

“Üreticinin alın teriyle ortaya çıkan bir ürünün değerinin oluşmasında, üreticinin ve Türkiye’nin daha fazla söz sahibi olması gerekmiyor mu? Fındığın ticaretinde, borsasında, fiyat politikasında, stok yönetiminde, ihracat politikasında Türkiye neden daha belirleyici bir konumda değil? Burada TMO’nun rolü, üretici birliği FİSKOBİRLİK’in güçlendirilmesi ve Türkiye’de güçlü bir fındık piyasası oluşturulması konusu yeniden tartışılmalıdır.”

TÜRKİYE FINDIĞINI DAHA DEĞERLİ HALE GETİRMEK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR

Nuran Uzunismail, açıklamasının sonunda Türk fındığının hem üretici hem de ülke adına daha fazla katma değer üretecek hale gelebilmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

• Ekonomik ömrünü tamamlamış fındık bahçeleri iklim ve arazi koşullarına göre yenilenmelidir. Üreticilerin bahçelerini yeniden tesis etmeleri için fındık fidanı desteği ve bahçelerin sökülüp sürülebilmesi için gerekli makine desteği verilmelidir.(Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünden bu konuda yararlanılmalıdır.)

• Alan bazlı destekleme ödemelerinde, verim ve kaliteyi ön planda tutan modelle devam edilmelidir.

• Kooperatifler Kanunu’nun şirketler lehine olan hükümleri kaldırılmalıdır. Kooperatifler yönünden düzenlemeler yapılmalıdır.

• FİSKOBİRLİK, üretimden pazarlamaya kadar zincirin her halkasına sahip olacak şekilde ve fındık üreticilerinin yönetimlerini demokratik olarak belirleyecekleri bir yapıya kavuşturulmalıdır.

• Fındıkta emanet usulü satışların önüne geçilmelidir.

• Tarım Sigortaları Yasası şirketlerin kazancını artırmak için değil, fındık üreticilerinin zor günlerinde yardımcı olmak amacıyla yeniden düzenlenmelidir. Var olan %50 sigorta desteği % 90’ kadar çıkartılmalıdır.

• Avrupa Birliği’nin yalnızca Türkiye’ye kabuklu fındık ithalatında uyguladığı % 3,2 ve natürel (kabuksuz, iç fındık) fındıkta uyguladığı % 3 gümrük vergisi sıfırlanmalıdır.

• Tarım alanında (fındık hasadı) çocuk işçiliği konusunda Çalışma Bakanlığı ile ILO’nun yaptığı çalışmalar net şekilde ortaya konulmalıdır.

• Bizzat tarımsal faaliyette bulunmayan, verimliliği ilke edinmeyen, ikamet adresi ve sosyal güvencesi bakımından çiftçilik yapma olanağı bulunmayan kişiler, üreticilere yönelik desteklerden yararlandırılmamalıdır.

• Tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetleri kapsamında illerdeki ziraat odaları ve Fiskobirlik bünyesinde bulunan, tarım danışmanı istihdam sayılarını arttırmalı, araç ve ekipman temin edilerek çiftçilere ulaşılmalı ve kaliteyi artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bu alanda Danışmanlık hizmeti yapmak isteyen bireysel kişilerde ( Mühendis) desteklenmeli

• TMO fındık fiyatını günümüz ekonomik koşullarını dikkate alarak belirlemeli, üretim sezonu boyunca fiyat dalgalanmalarından üreticinin etkilenmemesi için taban fiyat uygulamasını aylık enflasyon oranında güncellemelidir.

• Serbest piyasada oluşan dalgalanmalar denetlenip, büyük fabrikaların üreticiden fındığı ucuza almalarının önüne geçilmeli ve ayrıca bu firmalara da taban fiyat uygulaması getirilmelidir.

Kaynak: Vakit61