CHP’de mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrası yaşanan gelişmeler, parti içinde uzun süredir görülmeyen ölçüde büyük bir kırılmayı beraberinde getirdi.
Ankara’da başlayan siyasi deprem, örgüt yapısının güçlü olduğu illerde farklı şekillerde hissedilirken, Trabzon’da oluşan tablo dikkat çekici bir hal aldı. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun siyasi etkisinin yoğun şekilde hissedildiği şehirlerden biri olan Trabzon’da, teşkilatların büyük bölümünün açık biçimde Özgür Özel çizgisinde konumlandığı görülüyor.
Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuksal haklarını son derece kararlı bir şekilde kullanması, CHP’de yeni bir güç savaşını da beraberinde getirdi. Parti genel merkezinden ayrılan Özgür Özel’in “Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir” çıkışı ise sadece sembolik değil, aynı zamanda siyasi mücadeleyi sokaktan Meclis zeminine taşıyacak yeni dönemin ilanı olarak yorumlandı. Özel cephesi, parti içi mücadeleyi geri adım atmadan sürdüreceklerini açık biçimde ortaya koyarken, Trabzon’daki kadroların önemli bölümünün bu sürece güçlü destek verdiği değerlendiriliyor.
İl Başkanı Mustafa Bak başta olmak üzere,Mevcut milletvekili Sibel Suiçmez, önceki dönem milletvekili ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ile Beşikdüzü Belediye Başkanı Burhan Cahit Erdem’in tavırlarını net şekilde Özgür Özel’den yana koymaları dikkat çekti. Özellikle yerel seçim sürecinde Trabzon’daki siyasi dizaynın Ekrem İmamoğlu’nun etkisiyle şekillendiği yönündeki değerlendirmeler düşünüldüğünde, mevcut tablo sürpriz olarak görülmüyor. Parti kulislerinde, Trabzon örgütünün önemli bölümünün “değişim” hareketinden geri dönüş istemediği konuşuluyor.
Ancak tüm bu gelişmelerin yanında Kılıçdaroğlu cephesinin Trabzon’da nasıl bir yol haritası izleyeceği büyük merak konusu. Parti içerisinde “Kılıçdaroğlu burada kimlerle hareket edecek?” sorusu sıkça dillendiriliyor. Özellikle geçmiş dönemde genel merkeze yakın duran bazı isimlerin sessizliğini koruması dikkat çekerken, kulislerde perde arkasında temasların sürdüğü iddia ediliyor. Bazı CHP’lilerin “Trabzon’da Kılıçdaroğlu’na kim destek verecek?” şeklindeki çıkışları ise parti içinde aba altından sopa gösterme olarak yorumlanıyor.
Trabzon’da en çok konuşulan başlıklardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreci nasıl yöneteceği. Deneyimli siyasetçinin sadece kongre sürecine kadar mı genel başkanlık görevini sürdüreceği, yoksa yeni dönemde farklı bir isim üzerinden yeni bir siyasi plan mı hazırladığı sorusu cevap bekliyor. Özellikle olası bir olağanüstü kongre senaryosunda, Kılıçdaroğlu’nun doğrudan aday olup olmayacağı ya da farklı bir isimle denge siyaseti kurup kurmayacağı Trabzon kulislerinde en çok tartışılan konular arasında yer alıyor.
Öte yandan Trabzon örgütlerinde görünen birlik görüntüsüne rağmen perde arkasında farklı hesapların yapıldığı da ifade ediliyor. Parti içinde bazı isimlerin olası yeni güç dengelerine göre pozisyon almaya çalıştığı, özellikle Ankara’dan çıkacak sonuca göre Trabzon’da da siyasi saflaşmanın daha sert yaşanabileceği belirtiliyor.
CHP’de yaşanan bu kriz yalnızca genel merkez eksenli bir tartışma olmaktan çıkmış durumda. Trabzon özelinde bakıldığında süreç; belediyelerden il örgütüne, milletvekili dengelerinden gelecekteki adaylık hesaplarına kadar birçok başlığı doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip. Bu nedenle CHP’de suların kısa vadede durulması beklenmiyor. Özellikle Trabzon siyasetinde önümüzdeki günlerde yaşanacak açıklamalar, yeni saflaşmaların ve olası kırılmaların habercisi olabilir.




