"BAL ÇALIŞTAYI" ARTVİN'İN MARKA DEĞERİNE GÜÇ KATACAK
HEM ÇALIŞTAY HEM GEZİ ! HER ŞEY BAL GİBİ
Artvin’de arıcılığın geliştirilmesi, bal üretiminin kalitesinin artırılması ve Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda marka değerinin yükseltilmesi amacıyla, Artvin Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Bal Çalıştayı” kapsamında, Kafkas Arısı Gen Merkezi’ne teknik gezi gerçekleştirildi.
Artvin’in zengin bitki örtüsü, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliğiyle arıcılık açısından Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekilen programda, il genelinde 2 bin 700’den fazla bitki türü bulunduğu, yaklaşık 112 bin aktif koloni ile yıllık 1400 tona yaklaşan bal üretimi gerçekleştirildiği ifade edildi.
Çalıştay kapsamında Hatila Vadisi’nde, Taşlıca köyünde bulunan Kafkas Arısı Gen Merkezi ziyaret edilerek yerinde incelemelerde bulunuldu.
“Artvin balı sadece kestane balıyla sınırlı değil”
Geziye katılan Prof. Dr. Aslı Özkırım, ‘Artvin’in arıcılık kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, geleneksel üretim anlayışının korunarak modern yöntemlerle geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Artvin’in yalnızca kestane balıyla değil, yüksek kaliteye sahip çiçek ballarıyla da öne çıktığını vurgulayarak, Artvin artık birçok farklı bal çeşidiyle anılacak. Bu çeşitlilik, hem markalaşma hem de yeni bir turizm modeli olan apiturizm açısından büyük fırsat sunuyor. Ayrıca, arıcılıkla turizmi birleştiren apiturizm faaliyetleri kapsamında sınırlı katılımcı gruplarla doğa ve üretim deneyiminin bir arada sunulacağını ifade ederek, Artvin’de arı temalı fotoğraf kampları düzenlenmesine yönelik çalışmaların da planlandığını dile getirdi. Kafkas arısı korunması gereken yerli bir ırk. Kafkas arısının bölgeye özgü bir ırk olduğuna dikkat çekerek, bu arının bulunduğu coğrafyanın bitki yapısına uyum sağlayarak geliştiğini ve korunmasının büyük önem taşıdığını kaydetti’ dedi.
“Kafkas arısı ve Artvin balı bölgenin en önemli değerlerinden biri”
Geziye katılan Prof. Dr. İrfan Kandemir ise ‘Buradaki izlenimlerim doğrultusunda, Hatila Vadisi’nde arıcılığın çok yönlü bir şekilde yürütüldüğünü görüyoruz. Hem ana arı üretimi hem de bal üretimi birlikte yapılabiliyor. Kestane balı bu bölgede öne çıkan ürünlerden biri ve yüksek antioksidan değeriyle dikkat çekiyor. Artvin balı gerçekten ilaç niyetine tüketilebilecek nitelikte bir ürün. Bölgenin izole yapısı sayesinde biyoçeşitlilik korunuyor ve bu da balın kalitesine doğrudan yansıyor. Artvin’de sadece bal değil, arı da çok önemli bir değer. Kafkas arısı bu coğrafyaya özgü ve mutlaka korunması gereken bir ırk. Bu arı sayesinde hem üretim artıyor hem de kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlanıyor. Artvin genelinde farklı vadilerde üretilen ballar, Macahel, Hatila ve diğer bölgelerle birlikte büyük bir marka değeri oluşturuyor. Kafkas arısı, yapısal özellikleri ve uzun dili sayesinde derin çiçeklerden nektar toplayabilen, verimli ve sakin bir arı türü. Uygun coğrafyalarda çok başarılı sonuçlar veriyor ve dünya genelinde de tercih edilen önemli arı ırklarından biri olarak öne çıkıyor’ dedi.
“Amaç, geleneksel arıcılığı bilimsel temele taşımak”
Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise ‘Amaç, geleneksel arıcılığı bilimsel temele taşımak. Çalıştayın temel amacının geleneksel arıcılığı bilimsel yöntemlerle geliştirmek olduğunu belirterek, akademisyenlerin katkısıyla önemli bir sürecin başlatıldığını söyledi. Artvin’de bal üretiminin ekonomik açıdan önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, arıcılığın kırsalda istihdamın artırılması ve göçün önlenmesi açısından stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Sahte bal üretimine karşı denetimlerin artırılması gerektiğine de dikkat çekerek, Her yerde bal satılır, Artvin’de bal ilaç olarak satılır sözleriyle Artvin balının kalitesine vurgu yaptı’ dedi.
Çalıştay kapsamında düzenlenen teknik gezinin, arıcılık sektörünün bilimsel temelde gelişimine katkı sağlaması ve Artvin balının marka değerini güçlendirmesi hedefleniyor.







