TRABZON'DA BİR GARİP ÇELİŞKİ!
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde ilkokullarda okul başına ortalama 216 düşüyor. Ortaokullarda bu rakam 274 öğrenciye yükseliyor. Yine MEB verilerinde ve Türkiye genelinde öğretmen başına öğrenci sayısı ilkokullarda 17, ortaokullarda ise 13 öğrenci düşüyor. Sıra derslik başına öğrenci sayısına gelince ilkokullarda 19, ortaokullarda bir dersliğe 25 öğrenci düşüyor.
Gelelim Trabzon’a… Trabzon’da ilkokullarda okul başına yaklaşık 212 öğrenci düşüyor. Öğretmen başına ise 14 öğrenci düşüyor. Derslik başına gelince yaklaşık 15 öğrenci düşüyor. Gerek okul başına gerek öğretmen başına ve gerekse derslik başına Trabzon Türkiye ortalamasının altında. Yani öğrenci sayısı az olunca hem okul başına hem öğretmen başına hem de derslik başına az öğrenci düşüyor. Bu rakamlar gelecek yıllarda aynı seyri izleyecek. Bugün her üç alanda 4 öğrenci ile düşük nüfusu seyrettiren Trabzon, geçen her yılda bir ya da iki öğrenci sayısıyla bu açığı daha da yükseltecek.
Sonuç olarak genç nüfusu göçe kurban veren Trabzon’da; Evlilik oranları Türkiye ortalamasının çok altında. Doğum oranları Türkiye ortalamasının çok altında. Kayıtlı istihdam oranları Türkiye ortalamasının altında. İşte bütün bu keyfiyetlerin eğitime yansıması da yukarıdaki tabloda açıkça okunuyor.
**
YABANCI HAKEM ÇÖZÜM MÜ?
Türk futbolunda yıllardır hakemlerin verdiği kararlar tartışılıyordu. Şimdi hakemler tutuklanıyor, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu cezaevinde. Tartışma artık yanlış penaltı, görülmeyen ofsayt, gösterilmeyen kırmızı kart meselesini çoktan aştı. Türk futbolu, hakemlerin kararlarından önce hakemlik kurumunun kendisini sorgulamak zorunda kaldı.
Bu ortamda yeniden yabancı hakem önerileri yükseliyor.
1959-1970 arasında Türkiye Birinci Ligi'nde 14 ülkeden 135 yabancı hakem, tam 346 karşılaşma yönetti.
Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinde bile yabancı hakemler vardı. Uygulama 1970'te sona erdi.
Aradan geçen 55 yılın ardından, 24 Şubat 2025'teki Galatasaray-Fenerbahçe derbisini Sloven Slavko Vincic yönetti.
Evet, Türkiye'nin yabancı hakem deneyimi yeni değil.
Burada artık daha temel bir tartışmaya geliyoruz:
İngiliz futbolunu inceleyen akademisyen Tom Webb, hakemlik tartışmasına farklı bir açıdan bakıyor. Portsmouth Üniversitesi'nde çalışan Webb, 2017'de yayımlanan Elite Soccer Referees (Elit Futbol Hakemleri) kitabında İngiltere, İspanya ve İtalya'daki hakemlik sistemlerini karşılaştırdı. Hakemlerin yetiştirilmesi, değerlendirilmesi, yükseltilmesi ve onları yöneten kurumların işleyişi üzerinde durdu. Webb'in araştırmalarının gösterdiği önemli nokta şu: Hakemlikte başarı, sadece iyi hakem bulmakla değil, onları yetiştiren ve yöneten sistemle de ilgili.
Türkiye'de tartışılması gereken de bu...
Hakemleri kim seçiyor? Kim yükseltiyor? Hangi gerekçeyle cezalandırıyor? Hatalı kararların hesabı nasıl soruluyor?
Bu sorulara tatmin edici cevap verilmeden yabancı hakem getirmek, sorunun kendisini çözmek yerine sadece hakemin pasaportunu değiştirebilir.
Türk futbolunun asıl meselesi hakemin hangi ülkeden geldiği değil, düdüğü çaldığında hangi kurallara ve nasıl bir denetime bağlı olduğudur
**
TRABZONLU AİLEYE BÜYÜK AYIP!
Mersin Büyükşehir Belediyesi odaklı soruşturma kapsamında düzenlenen ev araması sırasında kapıyı açan kadının pijamalı ev hali görüntüsünün basına sızdırılmasına büyük tepkiler olmuştu..
O kadının operasyonlar sonrası tutuklanan Mersin Yenişehir Belediye Başkanı Trabzon Sürmeneli Abdullah Yiğit'in eşi olduğu belirtildi.
Yaşananlar vahim elbette.
Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı bu noktada gerekeni yapmalı o görüntüleri servis edenler en ağır şekilde cezalandırılmalı..
Ev mahremiyetini hiçe saymak görevi olmadığı halde bu görüntüleri basına ve sosyal medyaya sızdırmak akıl işi değil..
Devletin polisi bunu yapmaz!
İlgili Bakanlıkların ve kurumların da bu işin takipçisi olduğunu hatırlatmakta fayda var.
**
NEDEN AK PARTİ'YE GEÇİYORLAR?
Çok partili siyasi hayata başladığımızdan bu yana birçok partiden ayrılanlar, başka parti kuranlar, başka partiye geçenler oldu ama hiçbir dönemde bugünkü kadar yoğun bir akış yaşanmadı. Sadece CHP ve Yeni Parti'den değil, muhalefette yer alan İyi Parti'den Yeniden Refah Partisi'ne, DEM Parti'den Saadet Partisi'ne her partiden milletvekili ve belediye başkanı 24 yıldır iktidarda olan AK Parti'ye geçiyor. Belediye başkanları sayısı neredeyse 100'e yaklaştı.
AK Partinin yerel yönetimlerdeki başarılı performansı tecrübesi bilgi birikimi ve çözüme odaklı anlayışı buna en büyük etken..
İşte Trabzon örneği ortada..
Trabzon AK Parti hükümetleri döneminde yerel yönetimlerde her süreçte önemli hizmetlere ve büyük projelere imza attı..
Şehirleşme alt yapı ulaşım temizlik sosyal hizmetler kültürel faaliyetler noktasında icraatları ile farkını koydu..
Halkta yerel hizmetlerden memnun kaldı ki Trabzon Büyükşehir dahil bir kaç ilçe dışında heryerde yerel yönetimlerde AK Parti’ye büyük destek oldu..
Muhalefetin yerel seçimlerde aday göstereceği başkan adaylarını da iyi analiz etmeli..
Suçu biraz da kendilerinde arasınlar..
**
SAHİLDE RESTORANTLAR KAPALI
Trabzon'da merkez ve ilçelerdeki denize yakın sahillerde kurulu olan restorant ve cafeler şu aralar ciddi anlamda müşteri krizi yaşıyor..
Çoğu işletme işçi çıkardı..
Yaz sezonu da olmasa ayakta kalamıyız diyen işletmeler insanların artık dışarı da yemek yeme alışkanlığından vazgeçtiğini belirtiliyorlar.
Yüksek enflasyon dar gelirliyi eve kapattı. Fatura ve kira arasında sıkışan vatandaş yüksek derecede tasarrufa yöneldi. Alım gücü eriyen vatandaş, bu yıl kemerinden bir delik daha sıktı; harcamalarını ciddi biçimde kısanların oranı yüzde 43’e yükseldi. Vatandaş artık her kuruşun hesabını yapıyor. Geçen yıl gıda ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarda tasarruf sınırlı kalırken, bu yıl kemer sıkma tüm harcamalara yayıldı. Her üç kişiden biri alışverişte en ucuz seçeneği ararken, tasarruf baskısı artan vatandaş, ödediği paranın karşılığını daha fazla sorguluyor. Her 10 kişiden 9’u yanlış seçimden korktuğu için artık müşteri yorumu okumadan alışveriş yapmıyor.
**
ALBAYRAK GRUBUNUN TEPKİSİ
Trabzon’daki kömür ticaretine yönelik kapatma kararlarını eleştiren Albayrak grubu bu karar üzerinden AK Parti Trabzon Milletvekili Bakanı Adil Karaismailoğlu hedef alan haberler yapmaya başladı..
Sadece yazılı basın da değil sosyal medyada da bu konu son günlerde sıkça işleniyor..
“Trabzon ekonomisine ağır darbe” başlığıyla yayımlanan haberde, kentte faaliyet gösteren sekiz kömür işletmesinin bazı vatandaşların “kömür tozuyor” şikayetleri sonrasında mühürlendiği öne sürüldü.
AK Parti Trabzon Milletvekili eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu şehrin vekili olarak vatandaşlardan gelen tepkilere kulak veriyor ve bu noktadaki gelen şikâyetleri devletin ilgili kurumları ile paylaşıyor..
Vekilin kömür şirketlerine mühür vurma gibi yetkisi zaten yok..
Bu algı doğru değil..
Kömür meselesi Trabzon'da elbette her boyuttan tartışılmalı konuşulmalı görüş belirtilmeli ama konu sadece bir vekilin üzerine ihale edilmemeli diye düşünüyoruz.
Bu konuda TESOB ve TTSO ve TTB gibi esnaf sanayi iş ticaret oda ve kurumların sessiz kalması akıl işi değil..
Zaten bu kurumlarda tek dert kim başkan olacak kim koltukta daha fazla kalacak olmuş..
Yazık oluyor Trabzon'a ..
**
TRABZON'DA KÖMÜR MESELESİ
Trabzon'da Çömlekçi Mahallesi dönüşüm sonrası yapılan yeni iş ve ev konutları dolmuyor tercih edilmiyor oturanlar hak sahipleri de başka yerlerde arayiş içine giriyor.
Sebebi de Trabzon Limanı’na gelen kömürün yarattığı kötü ortam.
Ne pencereler açılıyor ne çamaşırlar asılabiliyor ne de nefes alınabiliyor.
Sıkıntı büyük..
Değirmenine ve Çömlekçi Mahallesi uzun yıllardır bu sıkıntıyı yaşıyor.
Vatandaşlar limanda kömür işine son verilmesini istiyor.
Ama işin birde kömür sektörü ve Trabzon ekonomisine katkısı var.
Trabzon’daki kömür sektörünün yaklaşık bin 500 kişiye doğrudan istihdam sağladığı, ailelerle birlikte yaklaşık 5 bin 600 kişinin geçiminin bu ticarete bağlı olduğu belirtiliyor.
Sektörün yıllık ticaret hacminin yaklaşık 250 milyon dolar, yani 12 milyar TL seviyesinde olduğu da ifade ediliyor.
KAZANAN TRABZON!
Hafa sonu gerçekleşen TTSO seçimlerinde binlerce üye için birçok kata sandıklar kurulurken, binada asansörler yetersiz kaldı. Havalandırmada yoğun insan sirkülasyonu karşısında yetersiz kalırken, üyeler seçimin farklı bir binada yapılmamasına serzenişte bulundu. Trabzon’da büyük salonları bulunan birçok otel ve toplantı salonları bulunurken, vaat edilenin aksine TTSO binasında sandıkların kurulması üzerine beraberinde tepkileri dile getirdi..
Trafik kilitlendi aracı ile gelenler park sorunu yaşadı tuvalet ihtiyaçları noktasında temizlik ve hijyen sorunu baş gösterdi..
Her şeye rağmen sağ duyunun hakim olduğu kardeşlik ve barış ortamı içinde geçen seçimlerde hem başkan adaylarını hem de TTSO meclis üyelerini kutlamak gerek.
Kazanan Trabzon oldu..




