Trabzon’da defin kapasitesi güçlendirilecek
Trabzon’da defin kapasitesi güçlendirilecek
İçeriği Görüntüle

YENİ Parti Trabzon Milletvekili Av.Sibel Suiçmez'den çarpıcı Trabzon dosyası

KADINA ŞİDDET NE MEMLEKET NE YAŞ NE ÜNVAN TANIYOR

Trabzon Arsin ilçesinde eski eşi tarafından yedi kurşunla öldürülen Gülşah Okay ile birlikte Trabzon'da şiddet meselesini gündeme taşıdı

Kadın cinayetlerinin önlenmesi için 6284 sayılı Kanun’un eksiksiz uygulanmasını isteyen YENİ Parti Trabzon Milletvekili Av.Sibel Suiçmez; Trabzon Valiliğine, kadın sivil toplum örgütleri ve Karadeniz Teknik Üniversitesi ile birlikte kapsamlı bir risk analizi yapılması çağrısında bulundu.


Uzaklaştırma Kararlarının Sayısına Dikkat Çekti

Trabzon’da kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne seren verileri paylaşan Suiçmez, 2024 yılında kentte 2 bin 383 kadın lehine uzaklaştırma kararı verildiğini, 2025 yılının ilk beş ayında ise bu sayının 809’a ulaştığını belirtti.


"Valiliğe Acil Toplantı Çağrısı"

Kadına yönelik şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Suiçmez, Trabzon’daki mevcut durumun bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini ifade etti. Suiçmez; kamu kurumlarının, kadın alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin ve üniversitenin katılımıyla ortak bir çalışma yürütülmesini istedi.

Suiçmez, çağrısını şöyle dile getirdi:“İlgilileri göreve davet ediyorum. Valilik bu konuda acil bir toplantı yaparak, durum tespiti yapmalı ve alanda çalışan kadın sivil toplum örgütleri ve KTÜ kadın çalışmaları bölümüyle ortak çalışmalı ve risk analizi yaparak, çözüm önerileri ortaya koymalıdır.”

“6284 Eksiksiz Uygulansın”

Kadınlar lehine verilen uzaklaştırma kararlarının yalnızca tebliğ edilmesinin yeterli olmadığını belirten Suiçmez, bu kararların uygulanıp uygulanmadığının etkin biçimde denetlenmesi ve ihlallerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. “Trabzon’da 6284 eksiksiz uygulansın, uzaklaştırma kararları yalnızca tebliğ edilmesin, ihlaller takip edilsin.”

“Devletin Temel Görevi Cinayeti Önlemektir”

Kadınların yaşam hakkının günlük açıklamalarla ya da olayların ardından yapılan işlemlerle korunamayacağını belirten Suiçmez, devletin asıl sorumluluğunun risk ve tehdit önceden biliniyorken gerekli tedbirleri almak olduğunu ifade etti:

“Kadınların yaşam hakkı bir istatistik, bir iyi niyet açıklaması veya bir günlük gündem değildir. Devletin temel görevi, bir kadın öldürüldükten sonra faili yakalamak değil; tehdit biliniyorken cinayeti önlemektir.”

Kaynak: Vakit61