Saadet Partisinin hazırladığı rapor korkunç bir gerçeği gözler önüne serdi
BOŞANMA ORANLARINDA REKOR!
Türkiye'nin gizli gündemi: 'Gri boşanma' 3,6 kat arttı
Türkiye’de evlilik ve boşanma eğilimlerindeki değişim, 50 yaş ve üzerindeki çiftlerin boşanmalarını da gündeme getirdi. “Gri boşanma” olarak adlandırılan bu ayrılıkların sayısı, 2001 yılında 17 bin 112 iken 2025 yılında 61 bin 252’ye yükseldi. Böylece söz konusu boşanmalar 24 yıllık süreçte yaklaşık 3,6 kat arttı.
Saadet Partisi'nin hazırladığı raporda, Türkiye’de boşanma eğiliminin artık yalnızca genç çiftlerle sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Uzayan yaşam süresi, çocukların evden ayrılmasıyla ortaya çıkan “boş yuva sendromu”, emeklilik sonrasında değişen yaşam düzeni ve kadınların ekonomik bağımsızlığındaki artışın ileri yaşlarda gerçekleşen boşanmalarda etkili olduğu belirtildi.
EKONOMİK VE SOSYAL RİSKLER ARTIYOR
Raporda, ileri yaşta gerçekleşen boşanmaların yalnızca eşler açısından değil, çocuklar ve aile içindeki bakım ilişkileri bakımından da önemli sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
Boşanma sonrasında gelir kaybı, barınma sorunları, yalnızlık ve sosyal desteğe duyulan ihtiyacın öne çıktığı belirtilirken, özellikle düzenli geliri bulunmayan veya yeterli emekli aylığı alamayan ileri yaştaki kadınların yoksulluk riskiyle daha fazla karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.
BOŞANMALAR GENÇ ÇİFTLERLE SINIRLI DEĞİL
Raporun ardından değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Türkiye’de aile yapısının önemli bir dönüşüm geçirdiğini söyledi.
Boşanmalardaki artışın artık genç çiftlerle sınırlı olmadığını belirten Tekin, boşanan her 100 kişiden yaklaşık 15’inin 50 yaş ve üzerinde olduğuna dikkat çekti. Tekin, 2025 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 30’unun 16 yıl ve daha uzun süren evliliklerde meydana geldiğini belirterek, uzun yıllar birlikte yaşayan çiftlerin de evliliklerini sonlandırabildiğini ifade etti.
EKONOMİK SORUNLAR AİLE İÇİNİ ETKİLİYOR
Boşanmaların her ailede farklı nedenlere dayanabileceğini belirten Tekin, ancak bu sürecin ekonomik ve sosyal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.
Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik ve borçluluğun aile içinde yaşanan sorunları ağırlaştırabileceğini belirten Tekin, ekonomi politikalarının yalnızca ekonomik göstergeler üzerinden değil, vatandaşların yaşamına ve aile huzuruna etkileri üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, Milli Görüş anlayışında ailenin toplumun temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, ailelerin huzur içinde yaşayabileceği ekonomik ve sosyal şartların oluşturulmasının devletin sorumlulukları arasında bulunduğunu ifade etti.
"AİLE POLİTİKALARI 50 YAŞ ÜZERİNİ DE KAPSAMALI"
Türkiye’nin yaşlanan nüfus yapısına ve yalnız yaşayan kişilerin sayısındaki artışa dikkat çeken Tekin, aile politikalarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Aile danışmanlığı hizmetlerinin yalnızca genç çiftlere yönelik olmaması gerektiğini belirten Tekin, çocukların evden ayrılması, emeklilik ve benzeri önemli yaşam değişikliklerinden geçen 50 yaş üzerindeki çiftlerin de bu hizmetlerden yararlanabilmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, ileri yaşta yaşanan boşanmalara karşı bugünden önlem alınması ve aile politikalarının değişen toplumsal yapıya göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.




