Şerif Öter’in yıllardır gündeme taşıdığı sorunlar için Mardin’de ortak irade: 12 maddelik bildirge açıklandı
Mardin Toplumsal ve Dayanışma Federasyonu Başkanı Şerif Öter’in uzun süredir dikkat çektiği kan davası, tefecilik, bağımlılık, toplumsal husumetler ve aile yapısına ilişkin sorunlar, Mardin Aşiretler İstişare Meclisi tarafından Kızıltepe’de düzenlenen çalıştayda kapsamlı şekilde ele alındı. Çalıştayın sonunda toplumsal sorunlarla mücadeleye yönelik 12 maddelik sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Kan davasından bağımlılığa kritik başlıklar masada
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi tarafından gerçekleştirilen çalıştayda; kan davası ve toplu intikam anlayışı, tefecilik, uyuşturucu bağımlılığı, aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunlar, düğünlerdeki aşırı harcamalar, eğitim, sosyal dayanışma ve taziye kültürü gibi birçok konu gündeme alındı.
Programda akademisyenler de farklı başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zahir Ertekin, toplumsal barış, husumetler ve sosyal dayanışma konularını değerlendirdi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek, aile kurumunun karşı karşıya kaldığı yeni sorunları ele alırken, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Atlı ise gençler arasındaki bağımlılık riskleri ve mücadele yöntemleri üzerine sunum gerçekleştirdi.
Eğitimci Mehmet Bilgiç’in “Dramatik Monolog: Beni Kim Kaybetti?” başlıklı bölümünün ardından, Araştırmacı-Yazar Mahmut Kılınç moderatörlüğünde istişare ve değerlendirmeler yapıldı.
12 maddelik bildirgeyi Şerif Öter açıkladı
Çalıştayın en önemli bölümünü 12 maddelik sonuç bildirgesi oluşturdu. Mardin Aşiretler İstişare Meclisi Üyesi Mehmet Şerif Öter tarafından okunan bildirgede, bölgede toplumsal huzurun güçlendirilmesine yönelik dikkat çeken tavsiyeler sıralandı.
Bildirgenin öne çıkan maddelerinden biri “suçun şahsiliği” ilkesi oldu. Uyuşturucu, organize suç, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda sorumluluğun suçu işleyen kişiye ait olduğu, kişinin eylemleri nedeniyle ailesinin, akrabalarının veya mensubu olduğu aşiretin topluca suçlanmaması gerektiği vurgulandı.
Kan davası ve toplu intikama karşı net tavır
Bildiride, kişiler veya aileler arasındaki anlaşmazlıkların aşiretler arasında yıllarca devam eden husumetlere dönüştürülmemesi gerektiğinin altı çizildi.
Aşiret reisleri ve kanaat önderlerine de sorumluluk çağrısında bulunularak anlaşmazlıkların büyümeden çözülmesi, tarafların hukuk, adalet ve barış yoluna yönlendirilmesi istendi.
Tefeciliğe karşı ortak mücadele
Çalıştayda üzerinde durulan bir başka önemli sorun tefecilik oldu. Tefeciliğin bireyleri ve aileleri ciddi ekonomik çıkmazlara sürüklediğine dikkat çekilerek hem hukuki hem de toplumsal mücadelenin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Uyuşturucu, kumar, fuhuş ve tefecilik gibi alanlardan elde edilen kazançlara karşı da net bir tutum ortaya konuldu. Uyuşturucuyla mücadelede yalnızca kullanıcıların değil, üretim ve dağıtım ağlarının da hedef alınmasının önemine dikkat çekildi.
Bağımlılıkla karşı karşıya kalan gençlerin yalnızca suçlu olarak değerlendirilmemesi; korunmaları, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin desteklenmesi ve yeniden topluma kazandırılmaları gerektiği ifade edildi.
Düğünlerde 150-200 gram altın tavsiyesi
Bildirgenin dikkat çeken maddelerinden biri evlilik ve düğün maliyetlerine ilişkin oldu.
Aşırı düğün masrafları, yüksek mehir ve altın talepleri ile gösteriş amaçlı harcamaların gençlerin evlenmesini güçleştirdiği belirtilerek sade düğün yapılması çağrısında bulunuldu.
Mardin ve ilçelerinde gelin için talep edilecek altının 150-200 gramı aşmaması tavsiye edildi. Nişan, düğün ve sünnet gibi organizasyonlarda da ailelerin ekonomik güçlerini aşan harcamalara zorlanmaması gerektiği belirtildi.
Taziyelerde israf ve gösteriş uyarısı
Taziye kültürüne ilişkin de önemli mesajlar verildi. Yakınını kaybeden ailelerin üzerine ağır bir ekonomik yük bindirilmemesi, taziyelerde gösteriş ve israftan kaçınılması istendi.
Taziye ziyaretlerinin mümkün olduğunca yemek saatlerinin dışında gerçekleştirilmesi tavsiye edilirken, bu buluşmaların temel amacının dayanışma, dua, sabır ve kardeşlik olması gerektiği vurgulandı.
Eğitim, cami ve medreselere vurgu
Çalıştayda çocukların ve gençlerin akademik eğitimin yanı sıra kültürel, sosyal ve manevi yönden desteklenmesinin önemi de vurgulandı.
Camilerin ibadetin yanı sıra kardeşlik, dayanışma, eğitim ve toplumsal huzurun güçlendirilmesine katkı sağlaması gerektiği belirtilirken, medreselerin ve geleneksel ilim kurumlarının yaşatılması için toplumsal desteğin artırılması istendi.
Kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesi, kütüphane ve okuma alanlarının yaygınlaştırılması da bildirgede yer alan öneriler arasında sıralandı.
“Kararlar kâğıt üzerinde kalmamalı”
Çalıştayın sonunda ise uygulama vurgusu öne çıktı. Ortaya konulan karar ve tavsiyelerin yalnızca bir sonuç bildirgesi olarak kalmaması; kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla somut çalışmalara dönüştürülmesi çağrısında bulunuldu.
Kararların belirli aralıklarla değerlendirilmesi ve uygulama sonuçlarının takip edilmesinin önemine dikkat çekildi.
Mardin Aşiretler İstişare Meclisi’nin çalıştayından çıkan genel mesaj ise toplumsal huzurun yalnızca yasalarla değil; adalet, güçlü aile yapısı, eğitim, dayanışma, ahlaki değerler ve ortak toplumsal sorumlulukla korunabileceği oldu.
Şerif Öter’in uzun süredir kamuoyunun gündemine taşıdığı birçok başlığın 12 maddelik ortak bildirgeye dönüşmesiyle birlikte gözler şimdi alınan tavsiye kararlarının sahadaki uygulamalarına çevrildi.





