Gündem

Kadına Şiddette Kırmızı Alarm! İlk 6 Ay Raporu Vicdanları Sızlattı

Şiddetle Mücadele Vakfı ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ülkenin kanayan yarası haline gelen şiddet ve suç oranlarındaki artış ile kadın ölümleri noktasında çarpıcı açıklamalar yaptılar...

Şiddetle Mücadele Vakfı ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ülkenin kanayan yarası haline gelen şiddet ve suç oranlarındaki artış ile kadın cinayetleri noktasında çarpıcı açıklamalar yaptılar...

RAKAMLAR VAHİM ÖTESİNİ GEÇTİ ARTIK

2026 yılı ilk 6 ay raporu acı tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. 2026 yılının ilk 6 ayında 150 kadın cinayeti işlendi. Raporda, kadınların en çok evlerinde öldürüldüğü ortaya çıktı.


Şiddetle Mücadele Vakfı ( HEGEM) Başkanı Adem Solak " İşin boyutları artık sınırları aştı kimse terör bitti diye sevinmesin esas bitmesi gereken mücadele edilmesi gereken terör şiddet meselesi. Bu meselenin çözümü için topyekün bir seferberlik şart . Bizler bu yönde somut bilimsel projeler hazırlıyoruz devletin ilgili kurumları samimi olsun yeter ki" şeklinde konuştu.


2026’nın ilk 6 ayında, 10'u 25 yaşından küçük 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı.


KADINLAR ŞİDDETİN HEDEFİ HALİNDE!

Kadınların yaşam hakkını ellerinden alan hiçbir gerekçe kabul edilemez. 2026 yılında öldürülen 150 kadının 17’si, yani yüzde 11’i hayatına dair karar almak istediği için öldürüldü. Boşanmak istemek, ayrılmak istemek, ilişkiyi bitirmek, kendi yaşamına dair söz kurmak erkekler tarafından bir 'itaatsizlik' gibi görülüyor ve kadınlar bu nedenle hedef alınıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe kadına yönelik şiddet de farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor. 2026 yılında 11 kadın, yani öldürülen kadınların yüzde 7’si ekonomik gerekçeler bahane edilerek öldürüldü. Ancak mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil; kadını kontrol etme, susturma ve cezalandırma çabasıdır. Bu düzen, kriz koşullarını erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü meşrulaştırmak için kullanıyor. Kadınlar hem yoksulluğun hem de bu yoksulluğu bahane eden şiddetin hedefi haline getiriliyor.

5 kadın ise 'diğer' gerekçeler öne sürülerek öldürüldü. 117 kadının, yani yüzde 78’inin hangi bahaneyle öldürüldüğü ise tespit edilemedi. Bu yüksek oran, kadın cinayetlerinde hakikatin çoğu zaman karartıldığını, faillerin ve şiddet geçmişinin yeterince açığa çıkarılmadığını gösteriyor. Kadınlar boşanmak istedikleri için, ayrılmak istedikleri için, çalışmak istedikleri için, ekonomik kriz bahane edildiği için ya da yalnızca kendi hayatları üzerinde söz sahibi olmak istedikleri için öldürülüyor. Bu yüzden bir kez daha söylüyoruz: Kadına yönelik şiddetin bahanesi olmaz. Kadın cinayetlerini durdurmanın yolu, faillerin gerekçelerini değil kadınların yaşam hakkını merkeze almakla olur.

'ETKİN SORUŞTURMA ÇOK ÖNEMLİ'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformun açıklaması şu tespitlerle sona erdi: "2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin veriler bir kez daha gösteriyor ki kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri münferit olaylar değil; önlenebilir, politik ve toplumsal bir sorundur. Kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerinde; evli oldukları, birlikte oldukları, ayrıldıkları ya da tanıdıkları kişiler tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetlerini durdurmak mümkündür. Bunun için kadınların başvuruları ciddiyetle ele alınmalı, İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, koruma kararları etkin biçimde uygulanmalı, 6284 sayılı Kanun’dan taviz verilmemeli, bireysel silahlanma kontrol altına alınmalı ve her şüpheli kadın ölümü titizlikle soruşturulmalıdır. Geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğunun ortaya çıkması, etkin soruşturmanın ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermektedir."