Asayiş

Ahbap soruşturmasında gündem olan İfadeler!

Ahbap soruşturması kapsamında adliyeye gelen Ece Üner,Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter'in verdiği ifadeler ortaya çıktı.

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Öykü Serter, 'Tweetlerimi o öfke halinde attım.

Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim. İnsanların zor durumlarından faydalanarak duygularını suiistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım' dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında adliyeye gelen sunucu Öykü Serter'in verdiği ifade ortaya çıktı.

'Tweetlerimi o öfke halinde attım'

Serter, 'Ben 1999 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif olarak çalıştım. O dönem yaşanan sürece yakınen tanık oldum. Bundan kaynaklı doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyetim bulunmaktadır. Daha doğrusu o dönem bizzat mesleğim itibariyle şahit olduğum insan manzaraları bende travma oluşturdu. Ben bizzat o dönem toprağın altından ceset parçaları dahi çıkarttım. İnsanların birbirlerine yetişememesine tanık oldum. Bu husus beni derinden yaralamıştı. Meslek hayatım boyunca da bu tür doğal afetlerle ilgili konularda duyarlı oldum. En son ülkemizde meydana gelen 6 Şubat depremlerinde ülkece çok büyük yıkımlar yaşadık. 50 bine yakın insanımız vefat etti. Bu konuda çok hassas olduğum için istem dışı öfkelendim. Bana göstermiş olduğunuz tweetlerimi o öfke halinde attım. Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim' dedi.

'İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir'

Serter ifadesinin devamında, 'Herhangi bir şekilde insanları Ahbap'a veya herhangi bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmedim, sevk etmedim. Haluk Levent isimli şahsı şahsen tanımam. Prensip olarak da yardımlarımı bizzat yardım sahibi insanlara ulaştırmayı tercih ederim. Haluk Levent ile ilgili çok eskiden hakkında dolandırıcılık haberi çıktığını biliyorum. Şahsen de bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmem. Haluk Levent ile herhangi bir kişisel ilişkim hayatımın hiçbir döneminde olmadı. Kendisi ile herhangi bir ticari ilişkim veyahut para alışverişi olmadı. Aynı şekilde Ahbap isimli dernekle de bu tür bir ilişkim olmadı. Ben Ahbap derneği aracılığıyla bir yardım faaliyetinde bulunmadım. Ahbap derneğine para yatırmadım. İnsanları Ahbap derneğine yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım. Son dönemde kamuoyu gündemini meşgul eden Ahbap soruşturması ile ilgili bir vatandaş olarak bir medya mensubu olarak tabi ki konuyu takip ediyorum. İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. Nasıl ki yardıma geç gidilmesini, insanlara yetişilememesine tepki gösteriyorsam bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak insanların duygularını suiistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım' şeklinde konuştu.

Ece Üner: "Haluk Levent’in yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim böyle bir açıklamada bulunmazdım"

Ahbap soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan sunucu Ece Üner, "Haluk Levent’in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Haluk Levent’in eylemlerini lanetliyorum" dedi.


Ahbap soruşturması kapsamında sunucu Ece Üner’in verdiği ifade ortaya çıktı. Üner ifadesinde, "Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur. Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır.

Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti. Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir" dedi.
İfadesinin devamında Üner, "Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent’e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım. Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent'in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır.

Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım.

Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent’in eylemlerini lanetliyorum" dedi.
Ece Üner adliyede verdiği ifadesinin ardından ayrıldı.

Gökhan Özoğuz da savcılıktaki ifadesinde, Haluk Levent ile Ahbap Derneğinin yönetici veya üyeleriyle herhangi bir tanışıklığının olmadığını belirtti. Haluk Levent’i aynı sektörde bulunmaları nedeniyle ismen tanıdığını anlatan Özoğuz, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yardım faaliyetleri sırasında kendisiyle kısa bir telefon görüşmesi yapmış olabileceğini söyledi.

Özoğuz, bu görüşmenin herhangi bir yardım faaliyetine veya para transferine dönüşmediğini, Haluk Levent’e, Oğuzhan Uğur’a ya da Ahbap Derneğine ait hesaplara para göndermediğini savundu.

Deprem döneminde Oğuzhan Uğur’un ofisine gittiğini anlatan Özoğuz, burada göçük altında kalan kişilere ait yardım çağrılarını dinlediğini ve bu durumdan psikolojik olarak etkilendiğini ifade etti.

Özoğuz, sosyal medya paylaşımlarında yalnızca Ahbap’ı değil AFAD, Kızılay ve AKUT’u da etiketlediğini belirterek amacının herhangi bir kurumu öne çıkarmak değil, depremzedelere yardım ulaştırmak olduğunu söyledi.

Özoğuz’un ifadesinde Haluk Levent hakkında geçmiş yıllarda duyduğunu söylediği iddialar da yer aldı. 1990’lı yılların sonu ile 2000’li yılların başında Haluk Levent’in çok sayıda üniversite konserine gittiğini duyduğunu belirten Özoğuz, konser gelirlerinin kumar ve bahis borçları için kullanıldığı yönünde duyumlar aldığını söyledi.

Ancak Özoğuz, bu iddialara doğrudan tanık olmadığını özellikle ifade etti. Geçmişten beri yakın çevresine Haluk Levent ve Ahbap üzerinden yardım yapılmaması yönünde telkinde bulunduğunu savunan Özoğuz, buna rağmen deprem dönemindeki kamuoyu desteği ve bazı resmî isimlerin programlara katılımının güven oluşturduğunu belirtti.

Soruşturmanın içeriğini öğrendikten sonra kendisi gibi düşünen birçok insanın yanıldığını gördüğünü söyleyen Özoğuz, Ahbap’a yönelik hayal kırıklığını şu sözlerle anlattı: “Bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım.”

Özoğuz, bu gelişmelerin ardından sosyal medya hesabından “Ah Ahbap, vah Ahbap, hep böyle mi olacak bu işler?” şeklinde bir paylaşım yaptığını da anlattı.

AFAD, Kızılay ve AKUT’a karşı herhangi bir güvensizliğinin bulunmadığını vurgulayan Özoğuz, devlete ve millete bağlılığını şu sözlerle ifade etti: “Ben vatanıma, milletime, devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez.”

Özoğuz, iyi niyetinin kötüye kullanılmış olabileceğine ilişkin ise şunları söyledi: “Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımların kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet verilmiş ise benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.”