Seçim kararı alınan TTSO da adaylar arka arkaya açıklamalar yapmaya devam ediyor.
10 EKİM: GÜÇLÜ TRABZON İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
TTSO Başkan adayı Ahmet Kazaz seçimlerin Trabzon'un geleceği için hayati önem taşıdığını belirterek seçim kararı ile görüşlerini açıkladı..
Bilindiği üzere, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Meslek Komitesi seçimlerinin 10 Ekim 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır. Bu seçimin yalnızca odamız açısından değil, Trabzon’un ekonomik geleceği açısından da hayati bir önem taşıdığına inanıyorum.
Her şeyin ve her işin giderek zorlaştığı, ekonomik şartların ağırlaştığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin tüm şehirlerini, farklı bölgelerin ekonomik dinamiklerini yakından tanıyan bir iş insanı olarak açıkça ifade edebilirim ki: Güçlü bir şehir olmanın yolu; güçlü, üreten ve değişen dünyaya uyum sağlayabilen bir ekonomiden geçer.
Trabzon, tarih boyunca bölgesinin ticaret ve çekim merkezi olmuş köklü bir şehirdir. Bugün de muazzam bir potansiyele sahiptir. Ne var ki şehrimizin sahip olduğu bu devasa potansiyel ile bugün bulunduğu nokta birbiriyle örtüşmemekte; sosyo-ekonomik ve demografik veriler kan kaybının devam ettiğini açıkça göstermektedir.
İşte bu nedenle 10 Ekim’de yapılacak seçimi sadece rutin bir oda seçimi olarak görmüyorum. Bu seçim, Trabzon ekonomisinin önümüzdeki yıllarda hangi vizyon ve anlayışla yönetileceğine dair tarihî bir tercihtir.
İnanıyorum ki meslek komitelerine ve meclise aday olan tüm iş insanı dostlarımız, Trabzon’un bu tablosunu değiştirmek, kendi sektörlerine hizmet etmek ve şehrimizin ekonomik dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla yola çıkmaktadır. Adaylarımızın şehrimizin gerçekleri ve potansiyeli konusundaki hassasiyeti son derece kıymetlidir. Buradaki temel gaye bir rakibi yenmek değil; birbirimizle yarışarak Trabzon için en doğru ve en sürdürülebilir adımları atabilmektir.
Süreç içerisinde rekabet olacaktır, farklı düşünceler ve eleştiriler dile getirilecektir. Bunların hepsi demokratik yarışın doğal ve olgunlukla karşılanması gereken parçalarıdır. Ancak seçim tarihine kadar hepimizin ortak sorumluluğu; birbirimizi kırmadan, incitmeden, itibarsızlaştırmadan ve kişisel hesaplara girmeden; liyakati, ilkeli duruşu, etik ve ahlaki değerleri merkeze alan bir duruş sergilemektir.
Çünkü seçimler biter, sandıklar kapanır. Bize kalan ise bu süreçte bıraktığımız iz, kurduğumuz ya da zedelediğimiz güven ve birbirimize gösterdiğimiz insani duruştur.
10 Ekim’de seçilecek meclis ve komite üyelerimiz de büyük bir sorumluluk üstlenecektir. Şehrimize en yüksek katma değeri sunacak başkanı ve yönetim anlayışını belirlerken kişilere değil; vizyona, projelere, liyakate, güçlü kadrolara ve Trabzon için ortaya konulan gelecek perspektifine bakacaklarına olan inancım tamdır.
Başkan adayları olarak bizlere düşen sorumluluk ise çok daha büyüktür. 142 yıllık köklü bir kuruma talip olmak, yalnızca bir makamı değil; yaklaşık 12.000 üyesiyle bütün bir şehrin ekonomik geleceğini üstlenmek demektir.
Bu nedenle başkan adaylarının yalnızca “Ben neden başkan olmalıyım?” sorusuna değil;
“Trabzon neden değişmeli, neyi, nasıl değiştireceğiz ve dönem sonunda bu şehre ne bırakacağız?” sorularına da açık, net ve ölçülebilir cevaplar vermesi gerekmektedir.
Bu vesileyle, bugüne kadar Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın komitelerinde, meclisinde ve yönetimlerinde görev alarak şehrimize taş üstüne taş koyan herkese teşekkür ediyor; ahirete irtihal etmiş tüm üyelerimizi rahmetle anıyorum.
Başkan adayı olarak, bu süreçte sorumluluk alarak yola çıkan tüm meclis ve komite adayı arkadaşlarıma gönülden başarılar diliyorum.
Ben de önümüzdeki günlerde neden aday olduğumu, nasıl bir TTSO hayal ettiğimizi ve Trabzon’un ekonomik geleceği için hazırladığımız somut yol haritasını siz değerli kamuoyuyla detaylarıyla paylaşacağım.
Çünkü bizim için mesele sadece bir seçimi kazanmak değil; Trabzon’un geleceğini önemli..