Üç aydır eylem yapıyorlardılar
KAFES BALIKÇILIĞI İSTEMİYORUZ
Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Balıkçı Köyü’nde, kafes balıkçılığı projesine karşı yaklaşık üç aydır sürdürülen direnişe jandarma müdahale etti.
Zelek Limanı girişinde çocuklarıyla birlikte oturma eylemi yapan dört balıkçı gözaltına alınırken, köylülerin limana girişini engellemeye çalıştığı kafes malzemelerinin bulunduğu araç limana sokuldu.
Köylülerin, daha önce devlet yetkililerince kaldırılacağı yönünde söz verildiğini belirttiği kafes malzemelerinin yeniden Zelek Limanı’na indirilmesi tepkiyi büyüttü. Gözaltına alınan dört balıkçı, ifadeleri alınmadan savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Pazar’ın Balıkçı Köyü’nde geçimini balıkçılıkla sağlayan yurttaşların, Zelek Limanı açıklarında Kuzuoğlu Grup tarafından Günvak 1 ve Günvak 2 isimleriyle kurulması planlanan kafes balıkçılığı tesisine karşı başlattığı çadır eylemi yaklaşık üç aydır sürüyor.
Sabah saatlerinde jandarma ekipleri liman çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, Kuzuoğlu Grup’a ait olduğu belirtilen kafes malzemelerinin bulunduğu aracın limana girişine izin vermek istemeyen balıkçılar ve aileleri oturma eylemi yaptı. Jandarma ekipleri, Rize Valiliği’nin talimatı doğrultusunda müdahale etti.
2025 yılının 7’inci ayında düzenlenmiş bir belge ile limana girdiler”
Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı- Hukuki ve Durumsal Açıklama Yaptı:
“Sabahın erken saatlerinde köylümüzün talebi üzerine ben de geldim buraya. Köylümüz; jandarma ve kolluk kuvvetlerinin geldiğini… Kolluk kuvvetlerimizle, Kaymakam Bey’le, arayıp ulaşamadığım Vali Bey’le bir şekilde iletişim kurup bunu güzel güzel çözmeye çalışıyoruz. Buradaki hikâye şudur: Zelek halkı sadece balıkçılıktan geçinen, denizi tarlası sayıp tarlasının yok olmasını istemeyen balıkçı ailelerinden ibarettir. Yapılmak istenen şeye karşılık söylenilen şey şudur: Biz diyoruz ki buraya bir şirketin girebilmesi için yasa gereği normalde Su Ürünleri Kooperatifi yöneticileri ile arasında bir kiralama sözleşmesi yapması gerekiyor. Bu kiralama sözleşmesiyle de burada yapacağı hizmete karşılık yer alabilir. “Ancak şirket şu ana kadar talep ettiği halde kooperatif yöneticileri kendilerine ‘Bizim burada sadece kendi balıkçılarımızın avcılık yapabileceği kadar alanımız var, dolayısıyla size burada kiraya verecek bir alanımız olmadığı için bunu kabul edemeyiz’ demiş. “Buna karşılık şirket, 2025 yılının 7’inci ayında düzenlenmiş olan 3 aylığına bu limanın verilmesini gösteren bir belgeyi kolluk kuvvetleri aracılığıyla bize ‘Bakın işte biz bununla buraya girebiliriz’ demeye başladı. Bu kadar çok sayıda kolluk gücüyle buraya gelinip de bir baskı altına alınması ne demokrasiye ne hukuk kurallarına sığar. Bütün mesele buradadır.” Dedi
Müdahale sırasında Hacer Kanbay, Ahmet Tafralı, İbrahim Oğuz ve Muhammet Yağcı gözaltına alındı. Balıkçıların gözaltına alınmasının ardından kafes malzemelerinin bulunduğu araç Zelek Limanı’na girdi ve malzemeler limana indirildi.
Çocuklarının gözü önünde gözaltı
Gözaltılar sırasında yaşananlar köy halkının tepkisini daha da artırdı. Çocuklarıyla birlikte direnişe katılan balıkçıların gözaltına alındığı sırada bazı çocukların ağladığı, annelerinin ve diğer direnişçilerin çocuklarına sarılarak gözyaşlarına hâkim olamadığı görüldü. Kadın balıkçıların ise yaşananlara sert tepki gösterdiği görüldü.
Kafes balıkçılığı projesine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirten balıkçı kadınlar, yaşananları “zulüm ve hukuksuzluk” olarak nitelendirerek, “Yapılan bu zulmün, bu hukuksuzluğun hesabını bir gün soracağız” dedi.
Alıkçıların eylemine , YENİ Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı ve EMEP milletvekili İskender Bayhan, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu , il başkanı Saltuk Deniz, Pazar ilçe başkanı Ömer Hocaoğlu , İHD Rize temsilcisi Günay Karafazlı ve SOL parti meclis üyesi Alper Taş balıkçıların eylemine destek verdi.
Köylüler, geçim kaynakları olan denizin ve balıkçılığın kafes balıkçılığı projeleri nedeniyle tehdit altında olduğunu savunurken, yaklaşık üç aydır sürdürdükleri direnişten geri adım atmayacaklarını belirtti.
“Burada bırakalım mı köyümüzü? Nereye gidelim?”
Balıkçı köyü kadınlar ise tepkilerini şu sözlerle dile getirdiler:
“Burada kafes yapmak istiyorlar. Biz de bunu istemiyoruz. Çünkü çoluğumuzun, çocuğumuzun, köyümüzün ekmeği, çoluk çocuğumuzun geleceği… İstemiyoruz, niye direniyoruz? Tabii ki zararı var, her türlü zararı var. Hangisini anlatayım? Başta geçim, geçim… Başta geçim. Çoluk çocuğumuz… Herkes masraf etmiş, herkes para harcamış. Herkes para kazanacak ki o borçlarını ödeyecek. Ha benim çocuğum yeni kayık aldı. Ha bu çocukları geçindirecek bir şeyle, neyle geçindirecek?
“Burada bırakalım mı köyümüzü? Nereye gidelim?”
Başka bir balıkçı kadın, “Ben ne kocamı hazırlayabildim ne bir şey yapabildim, direkt buraya geldim. Niye geldim? Hiç görmüyor mu bu kadar kayık var burada? Hiç mi utanmıyorlar da bu kadar kayığın rızkıyla oynuyor? Biz razı değiliz, gelmesinler. Ne biçim şeyler ettiler. Benim çoluk çocuğumuz burada yemek yiyor, denizimizi bir de mahfediyor. Böyle bir şey olmaz. Allah aşkına yani böyle bir şey gördüğümüz de yoktu. Sakız gibi yapışmışlar. Yazıklar olsun” dedi.