Trabzon

Başkan Genç: Trabzon, evrensel çekiciliğe sahip bir dünya şehridir

Antalya’da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen TÜRSAB Turizm Kongresi’ne katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un dünya turizmindeki konumuna ve yerel yönetimlerin turizme katkısına vurgu yaptı.

BAŞKAN GENÇ: TRABZON, EVRENSEL ÇEKİCİLİĞE SAHİP BİR DÜNYA ŞEHRİDİR

Antalya’da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen TÜRSAB Turizm Kongresi’ne katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un dünya turizmindeki konumuna ve yerel yönetimlerin turizme katkısına vurgu yaptı. Başkan Genç, Trabzon’un turizm cazibesine dikkat çekerek, “Trabzon, tüm Anadolu’nun özel şehirleri gibi evrensel bir çekiciliğe sahip bir dünya şehridir” dedi.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ‘Eğitim, İletişim ve Dayanışma’ mottosuyla Antalya’da bu yıl 4’üncüsü düzenlenen TÜRSAB Turizm Kongresi’ne katıldı. Kongre kapsamında gerçekleştirilen ve Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün moderatörlüğünü yaptığı “Bölgesel Turizmin Gelişimi, Tanıtım ve Pazarlamada Yerel Yaklaşımlar” başlıklı programda Başkan Genç, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse konuşmacı olarak yer aldı. Programda konuşan Başkan Genç, turizmde yerel yönetimlerin rolüne dikkat çekerek, “Trabzon, eşsiz doğal güzellikleriyle yeşilin maviyle buluştuğu, tarihi medeniyetlerin iz bıraktığı, kültür ve sanatla yoğrulmuş bir şehirdir. Metrekaresine en fazla sanatçının düştüğü şehirlerden biri olarak, hem tarih ve kültürü hem de doğal güzellikleriyle turizm trendine hızla uyum sağlamaktadır. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevlerim sadece altyapı ve belediyecilik hizmetleriyle sınırlı değildir; aynı zamanda şehrimizin ekonomisini, istihdamını ve yatırım potansiyelini de dikkate almak zorundayım. Bu bağlamda turizm, şehrimizin stratejik önceliklerinden biridir” dedi.

ORTAK AKIL ÇERÇEVESİNDE HAREKET ETMELİYİZ
Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turistlerin şehre gelmeden önce en çok merak ettikleri konular; ulaşım alternatifleri, konaklama imkanları, tatil ve spor seçenekleri, doğa ve inanç turizmi, sağlık hizmetleri ve kısa ya da uzun süreli seyahat rotalarıdır. Trabzon, tüm bu kriterleri karşılayan ve güvenli bir şehir olarak öne çıkan bir destinasyondur. Türkiye’de turizmin başkenti olarak öne çıkan Antalya’yı profesyonel bir model olarak değerlendirebiliriz. Ancak Trabzon’un tercih edilme sebepleri farklıdır; şehir, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Turizmde uzun vadeli bir vizyon, “Trabzon Turizm Yüzyılı” olarak adlandırılabilecek bir bakış açısını gerektirir. Trabzon, tarımsal gelir açısından da önemli bir şehirdir. Fındık ve çay üretimi şehrimizin ekonomisine büyük katkı sağlar. Trabzon, Türkiye fındık üretiminin yüzde 10’unu karşılamakta ve fındık ihracatından yıllık yaklaşık 126 milyon dolar gelir elde etmektedir. Öte yandan, geçen yıl Trabzon’a 1 milyon 447 bin turist gelmiş ve bu ziyaretlerden elde edilen doğrudan ve dolaylı gelir yaklaşık 1,5 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Savaş koşullarına rağmen yabancı ziyaretçi sayısında geçen yıl 101 binlik bir artış sağlanmıştır. Bu nedenle turizm alanında profesyonel bir yaklaşım benimsemek ve şehirdeki paydaşlarla birlikte ortak akıl çerçevesinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır.”

TRABZON’U DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA TANITMAK ÖNEMLİ
Başkan Genç, doğru ürünü, doğru zamanda ve doğru pazarda sunmanın önemine vurgu yaparak, “Trabzon’u ziyaret eden turist profiline baktığımızda ağırlıklı olarak Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan’dan gelen misafirlerin olduğunu görmekteyiz. Bu nedenle turizmimizi çeşitlendirmek ve Trabzon’u dünyanın dört bir yanına tanıtmak önemlidir. Trabzon, tüm Anadolu’nun özel şehirleri gibi, evrensel bir cazibeye sahip bir dünya şehridir. 2025 yılında, Birleşmiş Milletler’e kayıtlı 188 ülke vatandaşı en az bir gün de olsa Trabzon’u ziyaret etmiştir. Şehrimiz hem farklı etnik ve inanç gruplarına hitap eden tarihi ve kültürel mekanları hem de doğal güzellikleriyle turistlere benzersiz deneyimler sunmaktadır. Kafkasya ve kardeş ülkelerle turizm iş birliğimizi güçlendirdik. Örneğin Azerbaycan’dan haftada 5 gün Bakü-Trabzon arasında doğrudan uçuşlar başlatıldı ve Buhara ile kardeş şehir ilişkisi kuruldu. Unutulmamalıdır ki; oturduğunuz yerden turist gelmez. Tanıtımı kendimiz yapmalı, bu işi sadece devlete bırakmamalıyız. Elbette Kültür ve Turizm Bakanlığımızın çok değerli çalışmaları vardır ve hedefler başarıyla tutturulmuş, hatta aşılmıştır. Ancak iller, kendi değerleriyle dinamik bir şekilde bu başarıya katkı sağlamak zorundadır” diye konuştu.

FARKLI ÜLKELERE AÇILMAYA DEVAM EDİYORUZ
Kardeş şehir ilişkilerine önem verdiklerini belirten Başkan Genç, “Geçtiğimiz yıl Kazakistan’ın Aktau şehriyle kardeş şehir ilişkileri geliştirdik. Bu doğrultuda farklı ülkelere açılmaya devam ediyoruz. Turizm artık sadece deniz, kum, güneşten ibaret değil. Antalya’nın farklı bir konsepti var, Kapadokya’nın ayrı bir cazibesi var. Biz de Trabzon olarak bu çeşitliliğin önemli bir parçasıyız. Çin’de turizm açısından oldukça hareketli, yaklaşık 150 milyonluk bir kitle var. Bu turistlerin Kapadokya’ya gitmeden önce Trabzon’a gelmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Taşkent-Trabzon arasında doğrudan uçuşlar devam ediyor. Bunun yanında Kırgızistan ve Türkmenistan ile de kardeş şehir ilişkilerimizi geliştirmeyi planlıyoruz. Bu ilişkilerle sadece ekonomik değer üretmiyoruz; aynı zamanda kültür, sanat ve turizm aracılığıyla ülkeler arasındaki bağları güçlendiriyoruz. Yüz yıl önce ayrılan coğrafyaları yeniden yakınlaştırıyoruz” dedi.

TURİZM MASTER PLANIMIZI HAZIRLIYORUZ
Başkan Genç konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Trabzon’a gelen turistlerin yaklaşık yüzde 40’ı Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden geliyor. Yapılan anketlerde bu ziyaretçilerin Trabzon’u tercih etmesinin üç temel nedeni öne çıkıyor: güvenli bir şehir olması, ezan sesinin sosyal yaşamın bir parçası olması ve Türkiye’ye, özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a duyulan güven. Bu da gösteriyor ki bir ülkenin algısı en az doğal güzellikleri kadar önemli. Biz de bu güçlü yönlerimizi daha da artırarak yolumuza devam ediyoruz. Trabzon’da turizm ciddi bir yükseliş trendinde. Ancak bu noktada profesyonel desteklere de ihtiyaç duyuyoruz. Bu vesileyle, gelecek TÜRSAB Turizm Kongresi’ne Trabzon olarak ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu da ifade etmek isterim. 2026 yılının ilk üç ayına ait veriler, bölgedeki savaşların etkisiyle bir miktar düşüş gösterdi. Buna rağmen Turizm Master Planımızı, bakanlığımızın öngördüğü disiplin çerçevesinde profesyonel bir şekilde hazırlıyoruz. Artık sadece turist getirmek yetmez; onları şehirde daha uzun süre tutacak nedenler oluşturmak gerekiyor. Trabzon’un 4 bin yıllık tarihi, doğal güzellikleri elbette önemli; ancak asıl mesele kalma süresini artırmaktır. Özellikle Körfez ülkelerinden gelen ziyaretçiler genellikle kalabalık ve aile odaklı seyahat ediyor. Bu nedenle onların şehirde daha fazla vakit geçirebileceği alanlar oluşturuyoruz. Bu kapsamda Trabzon Kalesi’nde 198 metre derinliğinde, 16 metre uzunluğunda bir tünel açarak içerisine akvaryum kazandırdık. Bu proje büyük ilgi gördü ve çok sayıda yabancı ziyaretçi çekti. Bunun yanı sıra seyir terasları ve sahil düzenlemeleri gibi projelerle Trabzon’un cazibesini artırmaya devam ediyoruz.”

KÜLTÜREL MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ
Başkan Genç, “Trabzon yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin tarihi ve kültürel mirasıyla da öne çıkan bir şehirdir. Bölgemizde henüz tamamı keşfedilmemiş çok sayıda mağara bulunmaktadır. Çal Mağarası gibi önemli doğal alanlarımız, turizm açısından büyük bir potansiyel barındırmaktadır. Bir şehir “tarihi şehir” olarak anılıyorsa, o şehirde müzelerin güçlü olması gerekir. Bu noktada önemli bir sözü hatırlatmak isterim: Bir medeniyeti inşa etmek isteyenler de, yıkmak isteyenler de işe müzelerden başlar. Bugün Suriye’de, Irak’ta, Bağdat’ta, Erbil’de, Süleymaniye’de ve Halep’te yaşananlar sadece fiziksel yıkım değildir; aynı zamanda kadim medeniyetlerin yok edilmesidir. Bu nedenle kültürel mirasımıza sahip çıkmak, adeta bir nöbet görevidir. Trabzon bu bilinçle hareket eden bir şehir. Basın tarihine baktığımızda da bunu görüyoruz. Osmanlı’da basın İstanbul’da başladıktan sadece birkaç yıl sonra Trabzon’da da gelişim göstermiştir. Bu da şehrin ne kadar öncü bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in 'Trabzon fethedilmedikçe İstanbul’un fethi tamamlanmış sayılmaz' sözü de şehrimizin tarihsel önemini açıkça ortaya koymaktadır. İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra Trabzon’un fethedilmesi, bu kadim şehrin stratejik ve kültürel değerini göstermektedir" dedi.

KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİMİZİ DÜNYAYA TANITIYORUZ
Başkan Genç, şöyle devam etti: “Bugün Trabzon’da bu mirası yaşatan birçok önemli yapı bulunmaktadır. Atatürk Köşkü, şehrimizin en önemli simgelerinden biri olarak yoğun ziyaretçi çekmektedir. Geçtiğimiz yıl ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 70 bin artarak 365 bine ulaşmıştır. Yine Trabzon Müzesi, zengin arkeolojik eserleriyle dikkat çekmektedir. Trabzon Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait önemli kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Bu alanı açık hava arkeopark müzesi haline getirerek taçlandırmayı hedefliyoruz. Trabzon aynı zamanda bir deniz şehridir. Bu kimliğe uygun olarak hem şehir halkına hem de turistlere hitap edecek büyük ölçekli yaşam alanı projelerini hayata geçiriyoruz. Bunun yanında botanik park projelerimizle de alternatif turizm alanlarını çeşitlendiriyoruz. Kültür ve sanat alanında da oldukça aktif bir şehiriz. Uluslararası Altın Taka Film Festivali, Uluslararası Tiyatro Festivali, Horon ve Müzik Festivali ile Trabzon Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonlarla şehrimizin kültürel zenginliğini dünyaya tanıtıyoruz. 'Taka' ismi Trabzon için ayrı bir anlam taşımaktadır. Kurtuluş Savaşı döneminde Trabzonlular, bu teknelerle cepheye silah taşımış ve bu katkılarından dolayı 1924 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından şehre İstiklal Madalyası verilmiştir.”

TARİHSEL DERİNLİĞİ NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYACAĞIZ
“Doğa ve spor turizmi açısından da önemli yatırımlarımız bulunuyor. Şahinkaya Kaya Tırmanış Alanı, dünya standartlarında bir kaya tırmanış merkezi olma yolunda ilerliyor. Bu alan, başta Kanada ve Avusturya gibi ülkeler olmak üzere uluslararası sporcuların ilgisini çekmektedir. Bölgedeki mağaralarda sürdürülen arkeolojik kazılarda ise 12 bin ila 12 bin 500 yıl öncesine ait insan yaşamına dair izler bulunmuştur. Çakmak taşları ve ateş yakma aletleri gibi buluntular, bölgenin tarih öncesi dönemler açısından da büyük bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle Trabzon’un Göbeklitepe benzeri önemli bir arkeolojik alternatif sunduğunu da ifade edebiliriz. Tüm bu değerler, Trabzon’un sadece bugünün değil, geçmişin ve geleceğin de önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Trabzon’un tarihini genellikle 4 bin yıl olarak ifade ediyoruz. Ancak son bulgular, bu geçmişin daha da eskiye uzanabileceğini gösteriyor. Mağaralarda yapılan çalışmalarda üretim atıkları, çekirdekler ve Paleolitik döneme ait yerleşim izlerine rastlanmaktadır. Bu henüz resmi olarak ilan edilmiş bir veri değil; ancak elde edilen bulgular bu yönde güçlü işaretler sunuyor. Yapılacak bilimsel çalışmalarla birlikte bu tarihsel derinliğin daha net bir şekilde ortaya konulmasını bekliyoruz.”

‘ONBİNLERİN YOLU’ TURİZME KAZANDIRILACAK
“Trabzon’un turizmde öne çıkan değerlerinden biri de doğal güzellikleridir. Uzungöl, özellikle Arap turistler tarafından 'cennetten bir köşe' olarak nitelendirilmektedir ve şehrimizin en önemli destinasyonlarından biridir. Bunun yanında Sümela Manastırı, inanç turizmi açısından büyük önem taşımaktadır. Trabzon, farklı inançlara hitap eden önemli yapılara da ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Ortodoks Hristiyanlar için önemli olan Maçka’daki manastırlar üzerinde restorasyon çalışmalarımız devam etmektedir. Doğal miras açısından da çok özel alanlara sahibiz. Dünyada sayılı örnekleri bulunan turbalık (bataklık) alanlar Trabzon’da da yer almakta ve bu endemik yapıları turizme kazandırmak için çalışmalar yürütmekteyiz. Tarihi miraslarımızdan biri de antik dönemlere uzanan yollardır. 'Onbinlerin Yolu' ya da halk arasında bilinen adıyla 'arabası olmayan yol' olarak anılan, Helenistik dönemde kullanılan ve Trabzon’dan geçen tarihi güzergahın tespit çalışmalarını tamamladık. Bu yolu da gün yüzüne çıkararak turizme kazandırmayı hedefliyoruz.”

TURİZMİ 12 AYA YAYMAK EN ÖNEMLİ HEDEFLERİMİZDEN
“Trabzon aynı zamanda güçlü spor altyapısına sahip bir şehirdir. 2007 yılında Karadeniz Oyunları, 2011 yılında Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları (EYOF), 2016 yılında Dünya Okul Sporları ve 2024 yılında Dünya Patent Futbol organizasyonlarına ev sahipliği yaptık. Bunun yanında uluslararası bisiklet yarışları ve yarı maraton gibi etkinliklerle spor turizmini canlı tutuyoruz. Sağlık turizmi de Trabzon’un yükselen alanlarından biridir. Başta Gürcistan, Azerbaycan, Rusya, İran ve Irak olmak üzere geniş bir coğrafyadan hastalar şehrimize gelmektedir. Modern hastanelerimiz, nitelikli hekim kadromuz ve gelişmiş altyapımız sayesinde özellikle diz tedavileri, göz tedavileri ve estetik uygulamalarda önemli bir merkez haline geldik. Sadece Batum’dan yılda yaklaşık 70 bin kişi tedavi için Trabzon’u tercih etmektedir. Turizmi 12 aya yaymak en önemli hedeflerimizden biridir. Bu kapsamda kış turizmine de yöneliyoruz. Çakırgöl bölgesinde uzun yıllardır yapılan kar analizleri doğrultusunda bir kayak merkezi kurmak için çalışmalarımız sürüyor. Altyapı yatırımlarımız tamamlanmak üzere ve kısa süre içinde yatırımcılarla birlikte bu projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz.”

CAZİBE MERKEZİ OLDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTADIR
“Bu yıl ilk kez Uzungöl’de düzenlediğimiz kış festivali büyük ilgi gördü. İki gün içinde 137 bin ziyaretçi ağırlandı. En önemlisi, bu yoğunluğa rağmen herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Bu başarıyı görerek festivali geleneksel hale getirme kararı aldık. Resmi verilere göre Trabzon’a yılda yaklaşık 1,5 milyon turist gelirken, yalnızca Uzungöl’ü ziyaret edenlerin sayısı 2,5 milyonu bulmaktadır. Bu da Uzungöl’ün ne kadar güçlü bir marka olduğunu göstermektedir. Ayrıca Trabzon, doğal yapısı ve eşsiz manzaralarıyla adeta bir film platosu niteliğindedir. Bu özelliğiyle de dikkat çekmekte ve her geçen gün daha fazla ilgi görmektedir. Tüm bu değerler, Trabzon’un sadece bir turizm şehri değil; doğası, tarihi, kültürü ve potansiyeliyle çok yönlü bir cazibe merkezi olduğunu ortaya koymaktadır.”

GASTRONOMİ FESTİVALİ DÜZENLEYECEĞİZ
“Sümela Manastırı, teleferik projesiyle birlikte çok daha önemli bir turizm destinasyonu haline gelecek. Gastronomi alanında Türkiye’de Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar ön plana çıkan şehirlerdir. Trabzon olarak bu şehirler kadar iddialı olduğumuzu söylemek zor ancak bu alanda önemli bir gelişim hedefliyoruz. İnşallah bu yıl Eylül-Ekim aylarında Trabzon’da kapsamlı bir gastronomi festivali düzenleyeceğiz. Markalaşma, imar ve tanıtım konuları bizim için büyük önem taşıyor. Trabzon, kültür ve sanat dünyasına çok değerli isimler kazandırmış bir şehir. Hayati Hamzaoğlu ve Ertem Eğilmez gibi önemli isimler bu şehrin yetiştirdiği değerler arasında yer alıyor. Aynı zamanda spor tarihinde de önemli bir yere sahibiz. Türkiye’nin 1924 Paris Olimpiyatları’na katılan ilk sporcularından biri Trabzonludur. Süleyman Rıza Kuğu ise Türkiye’de ilk futbol kitabını yazan isim olarak bilinmektedir. Bu da şehrimizin köklü bir spor ve kültür geçmişine sahip olduğunu göstermektedir.”

NE KADAR ÜRETİRSEK, O KADAR GÜÇLÜ OLURUZ
Başkan Genç konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Trabzon’un markalaşma sürecinde coğrafi işaretli ürünler de önemli bir yer tutuyor. Şehrimizde 15-16 civarında coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. Bunlardan biri olan hasır bilezik ve kazaziye gibi el sanatları, Anadolu’da yalnızca Trabzon ve Mardin’de görülen özel işçilik örnekleridir. Bu ürünleri 'Tuğra' markası altında toplayarak markalaştırma sürecini başlattık. Aynı zamanda bu marka, 'kadının sesi' anlamını da taşımaktadır. Bu süreçte kadınlarımızla birlikte kooperatifleşmeye gittik. Kooperatif dışında üretim yapan kadınlarımızın ürünlerini de satın alarak destekliyoruz. Çünkü üretimin gücüne inanıyoruz. Günümüzde kalkınmanın temelinde üretim, yatırım, istihdam ve ihracat yer almaktadır. Ne kadar üretirsek, o kadar güçlü oluruz. Sözlerimi tamamlarken, bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca önümüzdeki yıl bu önemli organizasyonu Trabzon’da gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim.” Başkan Genç, program sonunda TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’ya hediye takdim etti.