Politika

Bağdat’tan Ankara’ya kritik mesaj: Mahkûmların iadesi masada

Irak ile Türkiye, aralarında IŞİD ve DSG mensuplarının da bulunduğu 512 kişilik dosyayı görüşüyor. Mahkûmların iadesi için adli süreç masaya yatırıldı.

Vakit61.com Irak'ta gündemin nabzını tutuyor

Irak ile Türkiye 512 mahkumun iadesini görüşüyor


Irak Adalet Bakanlığı, Irak’ta bulunan 512 Türkiye kökenli IŞİD ve DSG mensubu tutuklunun Türkiye’ye iadesini görüştüklerini bildirdi.

Söz konusu IŞİD’lilerin Suriye’nin kuzeydoğusundaki cezaevlerinden Irak’a nakledilen Türkiye vatandaşları olduğu tahmin edilirken, “DSG mensupları” olarak tanımlanan kişilerin Irak’a nasıl geldiği ya da götürdüğü netlik kazanmış değil.

Irak Adalet Bakanlığı Adli İlişkiler Dairesi Genel Müdürü ve Bakanlık Sözcüsü Ahmed Laibi, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nin yeni müsteşarı ile bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Görüşmede, iki ülkeyi ilgilendiren ortak adli ve hukuki dosyaların ele alındığını belirten Laibi, bunların başında Irak’taki ıslahevlerinde bulunan Türkiye vatandaşlarının durumunun geldiğini, ayrıca idam cezası almış olanlar dışındaki tüm suçlardan hüküm giymiş kişilerin iadesinin görüşüldüğünü ifade etti.

Laibi, Irak’taki Türkiyeli tutuklu sayısının 512 olduğunu açıkladı. Bunların 272’sinin ıslahevlerinde, 187’sinin ise Demokratik Suriye Güçleri (DSG) mensubu mahkumların tutulduğu Karkh Cezaevi’nde bulunduğunu belirtti. Laibi ayrıca terör suçlarından hüküm giymiş olan annelerine eşlik eden 53 çocuğun da bulunduğunu söyledi.

Laibi, görüşmede söz konusu mahkumların takibine ilişkin prosedürlerin de ele alındığını belirtti. Bunun yanı sıra Türkiye Büyükelçiliği’nin ıslahevlerinde bulunan Türk vatandaşlarının ziyaret edilebilmesinin sağlanması yönündeki mekanizmaların düzenlenmesi de görüşüldü.

1990’da onaylalan anlaşmaya göre yürütülüyor

Adli İlişkiler Dairesi Genel Müdürü, tarafların ayrıca idam cezası dışındaki hükümlülerin nakline ilişkin ve Irak tarafınca önerilen iş birliği mutabakatı taslağını görüştüklerini belirtti. Bu sürecin, belirli hukuki kurallar çerçevesinde ve her iki ülkede yürürlükte bulunan mevzuat ve düzenlemelere uygun şekilde yürütüleceği kaydedildi.

Laibi ayrıca, Irak ile Türkiye arasındaki bu alandaki iş birliğinin, iki ülke arasında daha önce imzalanan ve 1990 yılında onaylanan adli ve hukuki iş birliği anlaşmasına dayandığını belirtti.