<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Vakit61 Haberin Vakti</title>
    <link>https://www.vakit61.com</link>
    <description>Vakit 61 | Trabzon ve Karadeniz'den Güncel Yerel Haberler
Trabzon başta olmak üzere Karadeniz bölgesinden en yeni, doğru ve tarafsız yerel haberler Vakit 61'de! Siyaset, spor, ekonomi, hava durumu ve daha fazlası için takipte kalın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vakit61.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2026 15:54:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp fakültesine öğrenci alındı, hastane bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/tip-fakultesine-ogrenci-alindi-hastane-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/tip-fakultesine-ogrenci-alindi-hastane-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Eren Tıp 30 öğrenci aldı; üç kişilik akademik kadro ile tamamlanmayan morfoloji binası ve hastane, eğitim tartışmasını başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bitlis Eren Tıp’ta bina ve kadro tartışması</strong></p>

<p>Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alması dikkat çekerken, fakültenin akademik kadrosu ve tamamlanmayan eğitim altyapısı tartışma konusu oldu.</p>

<p><strong>30 öğrenci kabul edildi</strong></p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul eden Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesine 30 öğrenci yerleşti.</p>

<p>Yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alan fakültenin devlet üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alması, bazı yayınlarda önemli bir akademik başarı olarak duyuruldu.</p>

<p>Ancak Vakit61’in üniversitenin resmî açıklamaları ve edindiği bilgilere göre, öğrencilerin tercihlerinde sunulan yüksek burs ve İstanbul’da eğitim olanağının belirleyici olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Öğrencilere aylık 50 bin lira burs</strong></p>

<p>Üniversitenin açıkladığı burs koşullarına göre, Türkiye genelinde sayısal puan türünde ilk 15 bine girerek Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesine yerleşen öğrencilere aylık 50 bin lira burs verilecek.</p>

<p>Bursların normal öğrenim süresince, yılda sekiz ay ödeneceği belirtildi. Bu imkânın fakültenin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci almasında önemli rol oynadığı görülüyor.</p>

<p><strong>İlk üç yıl Çapa’da okuyacaklar</strong></p>

<p>Fakülteye yerleşen öğrenciler, tıp eğitiminin ilk üç yılını İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde, kamuoyunda bilinen adıyla Çapa’da geçirecek.</p>

<p>Öğrencilerin 2029 yılından itibaren eğitimlerine Bitlis’te devam etmesi planlanıyor. Bu süreçte Bitlis’teki eğitim ve sağlık altyapısının tamamlanması hedefleniyor.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi ile yapılan iş birliği, öğrenciler açısından önemli bir eğitim fırsatı oluşturuyor. Ancak İstanbul Tıp Fakültesinin mevcut öğrenci, akademisyen, laboratuvar ve derslik kapasitesine yapılacak ilave yükün nasıl karşılanacağı konusunda kamuoyuna ayrıntılı bir plan henüz yansımadı.</p>

<p><strong>Resmî listede üç akademisyen bulunuyor</strong></p>

<p>Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin resmî internet sitesindeki akademik personel listesi de dikkat çekti.</p>

<p>Listede Temel Tıp Bilimleri bölümünde iki, Cerrahi Tıp Bilimleri bölümünde ise bir öğretim üyesi yer alıyor. Dahili Tıp Bilimleri bölümünde ise herhangi bir akademisyenin ismi görünmüyor.</p>

<p>Fakültenin mevcut akademik kadrosunda toplam üç isim bulunması, öğrencilerin 2029’da Bitlis’e dönmesinden önce kadronun nasıl ve hangi takvimle güçlendirileceği sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Morfoloji binası ve hastane tamamlanmadı</strong></p>

<p>Tıp eğitimi için planlanan morfoloji binası ile araştırma hastanesi de henüz tamamlanmış değil.</p>

<p>Üniversite yönetiminin açıklamalarına göre Eren Hastanesinin yapımı sürerken, morfoloji binasının da belirlenen takvim içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Yapıların 2027 sonu veya 2028 yılı içerisinde hazır hâle getirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Öğrencilerin 2029’da Bitlis’e dönmesi öngörülürken, inşaatların gecikmesi durumunda klinik eğitim ve stajların nerede gerçekleştirileceğine ilişkin alternatif takvim kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>

<p><strong>Başarı sırasının arkasında burs ve Çapa etkisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fakültenin yaklaşık 9 bin 500 başarı sırasıyla öğrenci alması dikkat çekici olsa da bu sonucu doğrudan akademik kadro ve mevcut fiziki altyapıyla ilişkilendirmek mümkün görünmüyor.</p>

<p>Öğrencilerin henüz tamamlanmamış Bitlis yerleşkesinden çok, aylık 50 bin liralık burs ile ilk üç yıl İstanbul Tıp Fakültesinde eğitim alma fırsatını tercih ettiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Üniversite yönetimi de burs ve İstanbul’daki eğitim avantajının fakülteye gösterilen ilgiyi artırdığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Kamuoyu somut takvim bekliyor</strong></p>

<p>Bitlis’in güçlü ve donanımlı bir tıp fakültesine sahip olması hem kent hem de bölge sağlık hizmetleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak tıp eğitiminin niteliğinin korunabilmesi için yalnızca kontenjan açılması yeterli görülmüyor.</p>

<p>Akademik kadronun hangi branşlarda ve ne zaman güçlendirileceği, morfoloji binası ile araştırma hastanesinin kesin teslim tarihleri, laboratuvarların kapasitesi ve olası gecikmelere karşı uygulanacak alternatif eğitim planı açıklanmayı bekliyor.</p>

<p>Ortaya çıkan mevcut tablo, Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesinin önemli imkânlarla öğrenci kabul ettiğini ancak kendi akademik ve fiziki altyapısını tamamlama konusunda kritik bir üç yıllık sürece girdiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/tip-fakultesine-ogrenci-alindi-hastane-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/3e47e285-580f-4e04-9769-64431e5f230d.png" type="image/jpeg" length="21322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezitede kişiye özel tedavi vurgusu: Herkes aynı değil]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/obezitede-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu-herkes-ayni-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/obezitede-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu-herkes-ayni-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KTÜ’lü Dr. Abdullah Kaan Kurt, obezitenin yalnızca kilo artışı olmadığını belirterek kişiye özel, bilimsel ve sürdürülebilir mücadele çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezitenin yalnızca kilo artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bu durumun genetik, çevresel, metabolik ve yaşam tarzı faktörlerinin birlikte etkilediği, kronik bir sağlık sorunu olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Dr. Öğr. Üyesi Kurt, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, obezite değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakamlara odaklanmanın yeterli olmadığını, bireyin sağlık geçmişi, günlük yaşam alışkanlıkları ve vücudunun genel işleyişinin birlikte ele alınması gerektiğini aktardı.</p>

<p><br />
Vücudun doğal denge mekanizmalarının desteklenmesinin önemine işaret eden Kurt, kilo artışının; enerji kullanımından hormonların işleyişine, uyku düzeninden stres yanıtına kadar birçok sürecin etkisiyle ortaya çıkabildiğini kaydetti. Obezite yönetiminde kalıcı başarının yalnızca kilo kaybını hedeflemekten ziyade sağlığı etkileyen süreçlerin yeniden uyum içinde çalışmasına katkı sağlamakla mümkün olduğunu vurgulayan Kurt, "Vücudun sağlıklı çalışabilmesi için enerji üretimi, kas dokusunun korunması, iştah ve tokluk mekanizmalarının düzenlenmesi, bağırsak fonksiyonları, uyku düzeni ve stres yönetimi gibi sistemlerin dengeli şekilde işlemesi gerekir. Bu sistemler, birbiriyle sürekli etkileşim halindedir ve bir alandaki değişiklik, zamanla diğer alanları da etkileyebilir" dedi.</p>

<p><br />
Beslenme, fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketiminin, obezite ile mücadelede temel unsurlar arasında yer aldığını belirten Kurt, bu unsurların, bireyin yaşam şartlarına uygun ve sürdürülebilir bir bütün halinde planlanmasının önemli olduğunu ifade etti. Gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin ögeleri düzeylerinin değerlendirilmesinin de sürecin bir parçası olduğunu aktaran Kurt, amaçlarının, bilinçsiz takviye kullanımını teşvik etmek değil tespit edilen eksikliklerin, bilimsel veriler doğrultusunda giderilmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><br />
Obezite yönetimindeki hedefin yalnızca kilo vermek olmadığını belirten Kurt, metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, günlük enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesinin de sürecin önemli kazanımları arasında bulunduğunu aktardı. Ayrıca her bireyin sağlık durumunun ve ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkati çeken Kurt, obezite yönetiminde kısa süreli ve standart çözümler yerine bilimsel temellere dayanan, kişiye özel ve uzun vadede sürdürülebilir yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/obezitede-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu-herkes-ayni-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/23542ea8-0288-4211-a55b-a11cbc611e77.png" type="image/jpeg" length="89912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dişlerinizi korumak beyninizi de koruyabilir]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/dislerinizi-korumak-beyninizi-de-koruyabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/dislerinizi-korumak-beyninizi-de-koruyabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmalar, ağızdaki kronik iltihaplarla Alzheimer ve demans arasında ilişki olabileceğini gösterdi. Uzmanlar düzenli diş kontrolü çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dişlerde başlayan tehlike beyni de etkileyebilir</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağız ve diş sağlığının yalnızca güzel bir gülümsemeden ibaret olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Bilimsel araştırmalar, ağızda uzun süre devam eden iltihaplar ile Alzheimer ve demans gibi bilişsel hastalıklar arasında dikkat çekici bir ilişki bulunduğuna işaret ediyor.</p>

<p><strong>Ağızdaki iltihap tüm vücudu etkiliyor</strong></p>

<p>Diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve tedavi edilmeyen ağız içi enfeksiyonları zamanla kronik iltihaba dönüşebiliyor. Ağızda çoğalan zararlı bakterilerin ve oluşan iltihabın yalnızca dişleri değil, vücudun farklı bölgelerini de etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre ağız sağlığı; kalp, şeker hastalığı, bağışıklık sistemi ve beyin sağlığıyla yakından ilişkili bulunuyor.</p>

<p><strong>Alzheimer ile bağlantısı araştırılıyor</strong></p>

<p>Bilimsel çalışmalarda kötü ağız sağlığı, diş kaybı ve diş eti hastalıkları yaşayan kişilerde bilişsel gerilemenin daha sık görülebildiği tespit edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, ağızdaki kronik iltihabın kan dolaşımı üzerinden vücuda yayılabileceğini ve beyindeki bazı mekanizmaları etkileyebileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar önemli bir ayrıntının altını çiziyor: Mevcut araştırmalar, diş çürüklerinin veya diş eti hastalıklarının doğrudan Alzheimer’a neden olduğunu kanıtlamıyor. Bulgular şimdilik iki durum arasında bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Diş eti kanaması hafife alınmamalı</strong></p>

<p>Diş fırçalarken görülen kanama, ağız kokusu, diş etlerinde kızarıklık, şişlik veya çekilme gibi belirtilerin görmezden gelinmemesi gerekiyor.</p>

<p>Bu belirtiler çoğu zaman diş eti hastalığının erken işaretleri arasında yer alıyor. Tedavi edilmeyen rahatsızlıklar ilerleyen dönemde diş kaybına ve ağızda sürekli bir iltihap kaynağı oluşmasına yol açabiliyor.</p>

<p><strong>Günde iki kez fırçalama uyarısı</strong></p>

<p>Uzmanlar, dişlerin günde en az iki kez doğru yöntemle fırçalanmasını, diş aralarının temizlenmesini ve düzenli diş hekimi kontrolünün ihmal edilmemesini öneriyor.</p>

<p>Şikâyet bulunmasa bile altı ayda bir yapılacak kontrol sayesinde çürüklerin, enfeksiyonların ve ağız içindeki olumsuz değişikliklerin erken dönemde belirlenebileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Ağız sağlığı genel sağlığın aynası</strong></p>

<p>Ağızda başlayan küçük bir sorunun zaman içerisinde vücudun farklı noktalarını etkileyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, ağız bakımının günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ortaya çıkan bilimsel bulgular, dişleri korumanın yalnızca ağız sağlığı için değil, ilerleyen yaşlarda beyin sağlığının korunması açısından da önem taşıyabileceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/dislerinizi-korumak-beyninizi-de-koruyabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 07:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/9cce0119-7a0b-4703-8d12-4f6d0d09567f.png" type="image/jpeg" length="19353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acilde kendisini tanıtmadı, hizmetleri yerinde izledi]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/acilde-kendisini-tanitmadi-hizmetleri-yerinde-izledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/acilde-kendisini-tanitmadi-hizmetleri-yerinde-izledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven, kendini tanıtmadan acil serviste sıraya girdi; iki saat boyunca sağlık hizmetlerini hasta gözüyle inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vali Yardımcısı Tanrıseven acil servisi habersiz gözlemledi</strong></p>

<p>Kırklareli Vali Yardımcısı Hasan Tanrıseven, rahatsızlığı nedeniyle gittiği Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde kendisini tanıtmadan sıraya girdi. Yaklaşık iki saat hastanede kalan Tanrıseven, sağlık hizmetlerini hasta gözüyle gözlemledi.</p>

<p><strong>Kendisini tanıtmadan muayene sırası bekledi</strong></p>

<p>Gece saat 22.20 sıralarında rahatsızlığı nedeniyle hastanenin acil servisine başvurduğunu belirten Tanrıseven, kimliğini açıklamadan diğer vatandaşlarla birlikte sıraya girerek muayene olmayı beklediğini söyledi.</p>

<p>Muayenenin ardından bazı işlemler yapıldığını aktaran Tanrıseven, yaklaşık iki saat boyunca hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık çalışanlarının davranışlarını gözlemlediğini kaydetti.</p>

<p><strong>“Acilde arı kovanı gibi yoğunluk vardı”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acil serviste yoğun bir hasta trafiği bulunduğuna dikkat çeken Tanrıseven, “Acilde arı kovanı gibi yoğun bir trafik vardı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hastanede olumlu bulduğu uygulamalar ile sağlık hizmetlerinin daha iyi sunulması için yapılması gerekenleri not aldığını belirten Tanrıseven, gözlemlerini sağlık camiasının Kırklareli’ndeki yöneticileriyle değerlendireceklerini açıkladı.</p>

<p><strong>“Amacımız daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak”</strong></p>

<p>Amaçlarının vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak olduğunu vurgulayan Tanrıseven, açıklamasını Şeyh Edebali’nin, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözüyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/acilde-kendisini-tanitmadi-hizmetleri-yerinde-izledi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/a82862a6-d902-4f4a-8326-0379caeb2788.png" type="image/jpeg" length="60252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En zor şartlarda hayat kurtaran müdahale]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/en-zor-sartlarda-hayat-kurtaran-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/en-zor-sartlarda-hayat-kurtaran-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çaykara’nın Eğrisu Yaylası’nda düşerek yaralanan 78 yaşındaki kadın, helikopter ambulansla alınarak Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine ulaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğrisu Yaylası’nda yaralanan kadın helikopterle kurtarıldı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Eğrisu Yaylası’nda düşerek yaralanan 78 yaşındaki kadın hasta için sağlık ekipleri harekete geçti.</p>

<p>Bölgeye sevk edilen helikopter ambulansla yayladan alınan yaralı kadın, tedavi edilmek üzere Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine ulaştırıldı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gerçekleştirilen kurtarma operasyonuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Memişoğlu paylaşımında, “Hastamıza acil şifalar diliyor, fedakâr sağlık ekiplerimize gönülden teşekkür ediyorum. En zor şartlarda, en kritik anlarda; insan, önce insan” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="2048" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a-w772004-03.jpg" width="1536" /><img height="1656" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a-w772004-01.jpg" width="1536" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>çaykara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/en-zor-sartlarda-hayat-kurtaran-mudahale</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/5d7bb815-0995-41af-81af-05d7a45cb32d.png" type="image/jpeg" length="48817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’un beklediği hastanede takvim netleşiyor]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzonun-bekledigi-hastanede-takvim-netlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzonun-bekledigi-hastanede-takvim-netlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaismailoğlu, Mumcu ve Topsakal Şehir Hastanesi’ni inceledi. Dev sağlık yatırımının yıl sonuna doğru hizmete açılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trabzon Şehir Hastanesi’nde geri sayım: Karaismailoğlu tarih verdi</strong></p>

<p>Trabzon’un sağlık altyapısında yeni bir dönemin kapısını açması beklenen Şehir Hastanesi’nde çalışmalar son aşamaya geldi. AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, hastanede incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı ve hizmete açılış sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Karaismailoğlu’nun Şehir Hastanesi ziyaretine <strong>AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Sezgin Mumcu ile Trabzon İl Sağlık Müdürü Mehmet Topsakal da katıldı.</strong></p>

<p><strong>“Yıl sonuna doğru yetiştirmek için yoğun gayret gösteriyoruz”</strong></p>

<p>Trabzon Şehir Hastanesi’nde yapısal çalışmaların tamamlandığını belirten Karaismailoğlu, tıbbi cihaz ve donanımların teminine yönelik süreçlerin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Hastanenin hizmete alınması için çalışmaların hızla sürdüğünü ifade eden Karaismailoğlu, <strong>“İnşallah yıl sonuna doğru yetiştirmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz”</strong> diyerek açılış takvimine ilişkin önemli bir mesaj verdi.</p>

<p><strong>8 bin personel görev yapacak</strong></p>

<p>Şehir Hastanesi’nin yalnızca Trabzon için değil, bölge sağlık hizmetleri açısından da önemli bir merkez olacağına dikkat çeken Karaismailoğlu, hastanede yaklaşık <strong>8 bin personelin görev yapacağını</strong> açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte günlük yaklaşık <strong>40 bin kişilik bir hareketlilik</strong> yaşanmasının beklendiğini belirten Karaismailoğlu, bu yoğunluğa yönelik ulaşım ve çevre düzenlemelerinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olacak</strong></p>

<p>Trabzon Şehir Hastanesi’nin sahip olacağı teknolojik altyapı ve sağlık imkanlarıyla öne çıkacağını belirten Karaismailoğlu, tesisin <strong>Türkiye’nin en modern ve en yeni hastanelerinden biri</strong> olacağını ifade etti.</p>

<p>Tıbbi cihazların satın alma süreçleri ile personel planlamalarının devam ettiği hastanede, yıl sonuna doğru hizmete başlanması hedefleniyor.</p>

<p>AK Parti Trabzon İl Başkanı <strong>Dr. Sezgin Mumcu</strong> ve Trabzon İl Sağlık Müdürü <strong>Mehmet Topsakal</strong> da incelemeler sırasında yürütülen çalışmalar ve hastanenin hizmete alınma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img height="1366" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/63591f8a-5c9a-4d6e-bd25-9e3a96962aea.jpg" width="2048" /><img height="710" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/9a4afd45-d550-491a-a8ca-3a596f6fbd9a.jpg" width="1065" /><img height="1366" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a810fbde-6024-4b6b-9d0f-71e82301cc19.jpg" width="2048" /><img height="710" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/604d9b66-b9ec-4863-bbe7-f8f18a2e9af4.jpg" width="1065" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzonun-bekledigi-hastanede-takvim-netlesiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/148f9ed9-b31f-4926-b25a-b00fb7ef9d2b.png" type="image/jpeg" length="51961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuz sezonunda enfeksiyon alarmı!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/havuz-sezonunda-enfeksiyon-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/havuz-sezonunda-enfeksiyon-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havuzlarda hijyen ve klor dengesine dikkat! Uzmanlar; sindirim sistemi, kulak, göz ve kadınlarda genital enfeksiyon riskine karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, yaz aylarında yoğun olarak kullanılan havuzlarda hijyen ve klor dengesine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, kirli havuzların sindirim sistemi, kulak, göz ve kadınlarda genital enfeksiyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />
Yaz aylarında sıcak havalardan bunalan vatandaşların serinlemek için tercih ettiği havuzlar, gerekli hijyen şartlarının sağlanmaması halinde çeşitli enfeksiyonlara davetiye çıkarabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, havuz suyunun yoğun kullanım ve kimyasal dengesizlikler nedeniyle sterilizasyon özelliğini kaybedebildiğini söyledi. Kirli veya yeterince kontrol edilmeyen havuzlarda özellikle dört farklı enfeksiyon türünün sık görülebildiğine dikkat çeken Uluğ, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.<br />
<br />
<strong>Sindirim sistemi enfeksiyonlarına dikkat</strong><br />
Havuz kaynaklı sağlık sorunlarının başında sindirim sistemi enfeksiyonlarının geldiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, Salmonella, Shigella ve E. coli gibi bakterilerin bu tür enfeksiyonlara neden olabileceğini ifade etti. Enfeksiyonların ishal, karın ağrısı, yüksek ateş, bulantı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini kaydeden Uluğ, havuz suyunun yutulmaması gerektiğine dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>Dış kulak yolu enfeksiyonu görülebiliyor</strong><br />
Havuzda uzun süre kalmanın dış kulak yolu enfeksiyonlarına da neden olabileceğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, kulakta bulunan koruyucu bariyer ve mumsu tabakanın suyla uzun süreli temas sonucu zarar görebildiğini söyledi. Bu koruyucu yapının bozulmasıyla birlikte sudaki veya ciltteki bakterilerin kulak içine yerleşebildiğini ifade eden Dr. Mehmet Uluğ, bunun enfeksiyona yol açabildiğini aktardı.<br />
<br />
<strong>Çapaklanma ve kızarıklık önemli belirti</strong><br />
Havuz kullanımının ardından göz enfeksiyonlarının da görülebildiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, bu rahatsızlıkların bakteriyel ya da havuzdaki kimyasal dengenin bozulmasına bağlı olarak gelişebileceğini söyledi. Bakteriyel enfeksiyonlarda çapaklanmanın daha belirgin olduğunu kaydeden Dr. Mehmet Uluğ, klor dengesinin bozuk olduğu havuzlarda ise gözlerde kızarıklık ve yanma hissinin ön plana çıktığını ifade etti.<br />
<br />
<strong>Kadınlarda enfeksiyon ve sistit riski</strong><br />
Klor takibinin yeterince yapılmadığı havuzların kadınlarda vajinal enfeksiyon riskini de artırabileceğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, havuz suyunun vajinal floradaki yararlı bakterilerin dengesini bozabileceğini söyledi. Bu durumun akıntılı enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceğini ifade eden Dr. Mehmet Uluğ, kadınlarda idrar yolunun kısa olması nedeniyle kirli sudaki bakterilerin idrar kesesine daha kolay ulaşabildiğini ve sistit oluşumunu tetikleyebildiğini kaydetti.<br />
<br />
<strong>Regl döneminde havuz uyarısı</strong><br />
Kadınların özellikle regl dönemlerinde daha dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, enfeksiyon riskinin arttığı bu dönemlerde havuz kullanımından kaçınılmasını tavsiye etti. Dr. Mehmet Uluğ, vatandaşların havuz tercih ederken hijyen şartlarının, suyun düzenli kontrol edilip edilmediğine ve klor dengesinin uygun seviyelerde tutulmasına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/havuz-sezonunda-enfeksiyon-alarmi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/4dc23718-a7f2-4dc7-9177-36e4a17b7afb.png" type="image/jpeg" length="78413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da tıp dünyasını şaşırtan doğum!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzonda-tip-dunyasini-sasirtan-dogum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzonda-tip-dunyasini-sasirtan-dogum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da iki ayrı rahme transfer edilen embriyoların tutunmasıyla dünyada üçüncü olduğu belirtilen tüp bebek vakasında Nil ve Ada sağlıklı doğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rize'de yaşayan 28 yaşındaki Serenay Atagün'ün iki ayrı rahminde aynı anda gebelik oluştu. Dünyada bir milyon doğumda bir görülen ve tüp bebek tedavisiyle gerçekleşen gebelikler içerisinde dünyadaki üçüncü vaka olduğu belirtilen olayda, 33. haftada Trabzon'da sezaryenle dünyaya gelen Nil ve Ada bebekler, yoğun bakım sürecinin ardından anneleriyle buluştu. İkizler sağlıklı şekilde hastaneden taburcu oldu.</p>

<p>Çift rahmi olan bir kadının her iki rahminde de aynı anda gebelik oluşması tıp çevrelerinde milyonda bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Tıpta 'dikaviter ikiz gebelik' (iki ayrı boşluklu ikiz gebelik) olarak adlandırılan bu durum, dünya genelinde çok nadir bildirilen sıra dışı bir olay olarak bilinse de, bu doğum olayı Trabzon'da gerçek oldu.</p>

<p>Rize'de yaşayan Serenay Atagün (28) ile Selçuk Atagün (32) çiftinin 6 yıllık çocuk sahibi olma mücadelesi, tıp dünyasında son derece nadir görülen bir gebelikle mutlu sona ulaştı. Çift rahimli olduğu belirlenen Serenay Atagün, daha önce 3 kez tüp bebek tedavisi gördü ancak gebelikler düşükle sonuçlandı. Bunun üzerine Trabzon'daki Medical Park Karadeniz Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz tarafından farklı bir tedavi yöntemi uygulandı. İki ayrı rahmi bulunan anne adayının her bir rahmine birer embriyo transfer edildi. Her iki embriyonun da tutunmasıyla iki ayrı rahim boşluğunda eş zamanlı gebelik oluştu.</p>

<p>Milyonda bir görülen gebelikte dünyada üçüncü tüp bebek vakası</p>

<p>Medical Park Karadeniz Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz, yaşanan olayın dünyada son derece nadir görüldüğünü belirterek, bunun tüp bebek tedavisiyle gerçekleşen gebelikler içerisinde dünyadaki üçüncü vaka olduğunu söyledi.</p>

<p>Op. Dr. Yılmaz, 'Bugün mutlu ve çok gururlu bir gün. Çünkü dünyada bir milyon doğumda bir görülen ve ayrıca tüp bebek tedavisiyle bu şekilde oluşan gebelikler içerisinde de dünyada üçüncü vaka. Bunun da haklı gururunu yaşıyoruz. Çünkü bu vakaların ikisi Türkiye'de biri ise Çin'de. Hastamızda Uterus Didelfis (Çift Rahim) dediğimiz bir rahim anomalisi var. Bu yaklaşık dünyada binde üç görülen bir anomali. Bu hastalar kendiliğinden de gebe kalabilir fakat bizim hastamızın başka problemleri olduğu için de tüp bebek tedavisiyle gebeliği oluşturduk. Hastamızın toplamda dördüncü tüp bebek denemesi. İkisi başka merkezde bir tanesi bizim merkezimizde gerçekleşmişti fakat düşükle sonuçlanmıştı. Bunun üzerine hastada farklı bir tedavi yapma tercihine gittik. İki rahmi olan bu hastamızın her bir rahmine birer embriyo transferi yaptık. Her iki rahimde de birer tane gebelik oluştu. Dikaviter ikiz gebelik (iki ayrı boşluklu ikiz gebelik) olarak adlandırdığımız bir gebelik takip etmek durumunda kaldık' dedi.</p>

<p>İki ayrı rahimden iki bebek çıkartıldı</p>

<p>Gebeliğin yüksek risk taşıması nedeniyle anne yakından takip edilirken, beklenen erken doğum eylemi 33. haftada başladı. Anne sezaryene alınarak iki ayrı rahim boşluğundan birer bebek dünyaya getirildi. Erken doğan bebekler yoğun bakım ünitesine teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Yılmaz, 'Bu tarz rahim anomalisi olan hastalarımızın rahimleri iki adet yarım olarak adlandırdığımız için çapları küçük. İçlerinde gebeliğin gelişmesi, düşük yapmaması, erken doğurması, gebelik sırasında başka problemlerin oluşma durumu her zaman daha fazla bu hastalarda. Dolayısıyla bu hastalarımızın çocuk dünyaya getirmesi ve takiplerinin yapılabilmesi oldukça multidisiplinel bir yaklaşım gerektiriyor. Biz de hastamızı yakından takip ettik, kendisi de sağolsun takibini hiç aksatmadı, şehir dışından gelen bir hasta olmasına rağmen. 33. haftada da beklediğimiz üzere bir erken doğum eylemi başladı. Biz de sezaryen ile her iki kaviteden birer tane bebek doğurtarak erken doğdukları için yoğun bakıma teslim ettik. Bugün de ailemiz yoğun bakımdan her iki bebeğini yoğun bakımdan teslim aldı. Hastamızın erken doğum yapma ihtimaline karşın bebeklerin akciğer matürasyonu erken gelişsin diye çeşitli ilaç tedbirleri aldık. Bu sayede bebekler erken doğmasına rağmen daha sağlıklı bir gebelik oluşmuş oldu' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İki ayrı rahimden iki bebek çıkartmak benim için de ilk oldu'</p>

<p>Yaşanan vakanın kendisi açısından da ilk olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz, operasyonun başarılı şekilde tamamlanmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p>

<p>Yılmaz, 'Bu şekilde başarıya ulaşmış olan dünyadaki üçüncü tüp bebek vakası, toplamda ise zaten bunun gibi 20-25 adet toplam vaka olduğu belirtilmiş dünyada. Benim açımdan ilk olduğu için ameliyatta iki ayrı rahimden iki bebek çıkartmak hem ilginç oldu hem de bizi fazlasıyla mutlu etti. Çünkü son derece başarılı bir ameliyat geçirdik. Hastamızı hem tüp bebek gerektirdiği için gebe kalıp çocuk doğurması hem de bu rahim anomalisine bağlı olarak bu çocukları dünyaya getirmesi zaten bizim için ayrı bir gurur kaynağı' diye konuştu.</p>

<p>6 yıllık çocuk sahibi olma mücadelesinin ardından iki bebeğine birden kavuşan anne Serenay Atagün, tedavi sürecinde doktoruna duyduğu güvenin kendisi için önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Atagün, 'Bu tedaviyi Ufuk Hoca bize sordu, biz de iki tane olsun ikiz olsun istedik. Mutluyuz, istedik oldu, çok şükür. Öncesinde üç kez denediğimiz için bu süreç de çok korkulu geçti olacak mı olmayacak mı diye. Ama Ufuk Hoca'ya her zaman güvendim. İyi ki de güvenmişim diyorum. İki gebeliğin tutması beni çok mutlu etti. Aynı zamanda da beni şaşırttı. Belki biri tutar diğeri olmayabilir dedim, o açıdan da korkumuz vardı. Her zaman umudunu kaybetmiş kadınlar için inşallah bu durum herkese bir yol gösterici olur. Hiçbir zaman umutlarını kaybetmesinler. Bu yolda en büyük destekçim eşimdi ve sonrasında Ufuk Hoca' dedi.</p>

<p>'33. haftada doğdukları için çok korkuyordum'</p>

<p>Bebeklerinin 33. haftada dünyaya gelmesi nedeniyle yoğun bakım sürecinden endişe duyduğunu anlatan Atagün, doğum sonrası yaşadığı mutluluğu dile getirdi.</p>

<p>Atagün, '33.haftada doğdukları için çok korkuyordum. Yoğun bakım süreci olacağını biliyordum. Seslerini ilk duyduğumda çok mutlu oldum. Dedim ki iyiler ve bir sıkıntı yok. Bugün kavuştuk çok şükür. Anne olmak isteyenler için de öncelikle seçeceğiniz doktorunuz çok önemli. Ama hepsinden önce inançlarını kaybetmesinler. Biz 6. yılımızda kucağımıza aldık bebeklerimizi. Kimse umudunu kaybetmesin. Herkes kendisine ve doktoruna güvensin. Her şey olacağına varır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ailenin iki kız bebeklerine Nil ve Ada isimlerini verdiği öğrenildi.</p>

<p><img height="2160" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a-w767845-02.jpg" width="3840" /><img height="2160" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a-w767845-07.jpg" width="3840" /><img height="2160" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a-w767845-09.jpg" width="3840" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzonda-tip-dunyasini-sasirtan-dogum</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/6d71742b-14df-4f7f-948d-c55b09b92e18.png" type="image/jpeg" length="28794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da kısa süreli Onana paniği!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzonsporda-kisa-sureli-onana-panigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzonsporda-kisa-sureli-onana-panigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un kalecisi Andre Onana trafik kazası geçirdi. Başkan Ertuğrul Doğan, bordo-mavili oyuncunun sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Andre Onana trafik kazası geçirdi! Başkan Doğan sağlık durumunu açıkladı</strong></p>

<p>Trabzonspor’un kalecisi Andre Onana’nın bu akşam trafik kazası geçirdiği öğrenildi. Bordo-mavili kulübün Başkanı Ertuğrul Doğan, Onana’nın sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>Sağlık durumu iyi</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre Andre Onana, akşam saatlerinde trafik kazası geçirdi. Yaşanan kazanın ardından gözler Kamerunlu kalecinin sağlık durumuna çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Onana’nın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek endişe edilecek bir durum bulunmadığını aktardı.</p>

<p><strong>Geçmiş olsun Onana</strong></p>

<p>Kazanın ardından bordo-mavili camiada kısa süreli endişe yaşanırken, Onana’nın durumunun iyi olduğu haberinin gelmesiyle rahat bir nefes alındı.</p>

<p>Andre Onana’ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.<img class="" height="729" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/6d730fbf-240e-4c64-bd0c-1aca281cfdf1.jpg" width="722" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzonspor, Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzonsporda-kisa-sureli-onana-panigi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/89d39787-eb0d-4d5b-a4ab-12ec0d7a4d51.png" type="image/jpeg" length="69914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KTÜ Çocuk Hastanesi’nde 9 yıllık bekleyiş sona eriyor!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/ktu-cocuk-hastanesinde-9-yillik-bekleyis-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/ktu-cocuk-hastanesinde-9-yillik-bekleyis-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşık 9 yıldır tamamlanamayan 228 yataklı KTÜ Çocuk Hastanesi’nde çalışmalar yüzde 95’e ulaştı. Hastanenin yıl sonunda bitirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müteahit kaplumbağa hızıyla çalışıyor</strong></p>

<p>9 yıldır bitmeyen ve tepkilere neden olan KTÜ Çocuk Hastanesi için nihayet geri sayım başladı</p>

<p>TRABZON VE BÖLGEMİZ İÇİN ÇOK BÜYÜK SAĞLIK HİZMETİ OLACAK</p>

<p>Sadece Trabzon değil Doğu Karadeniz Bölgesi illeri için çok büyük bir ihtiyaç olan Çocuk Hastanesi inşaatı uzun yıllardır yaşanan sorunlar yüzünden bitmek bilmiyordu..Müteahit kaplumbağa hızıyla ilerliyor gereken hamle gelmiyordu..</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, yaklaşık 9 yıl önce temeli atılan 228 yataklı Çocuk Hastanesi’nin yüzde 95 seviyesine ulaştığını belirtti. Çuvalcı, projenin yıl sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını söyledi.</p>

<p>“YÜZDE 95 ORANINDA BİTTİ”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk Hastanesi’ndeki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ifade eden Rektör Çuvalcı, yüklenici firmanın çalışma temposuna da değinerek şunları söyledi:</p>

<p>"Yüzde 95 oranında bitti. Yıl sonuna inşallah bitirmeyi planlıyoruz. Müteahhit biraz yavaş çalışıyor ama yıl sonu inşallah bitecek."</p>

<p>Yaklaşık 9 yıl önce temeli atılan 228 yataklı hastanenin hizmete alınmasıyla birlikte KTÜ bünyesindeki çocuk sağlığı hizmetlerinin daha geniş ve modern alanlarda sürdürülmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/ktu-cocuk-hastanesinde-9-yillik-bekleyis-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/6ee38d83-1ba7-4f85-a206-896e6e1d2610.png" type="image/jpeg" length="64542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buzlu kahve tüketirken bu hataya düşmeyin!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/buzlu-kahve-tuketirken-bu-hataya-dusmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/buzlu-kahve-tuketirken-bu-hataya-dusmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında sık tüketilen buzlu kahvelerin şeker, kalori ve kafein miktarına dikkat çeken uzmanlar, serinlemek için öncelik su olmalı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında serinlemek amacıyla tüketilen buzlu kahvelerin sanıldığı kadar masum olmayabileceğini belirten Diyetisyen Edanur Usta, 'Aromalı şuruplar, krema ve ilave şeker içeren buzlu kahveler, tek bardakta günlük önerilen şeker tüketiminin iki katına ulaşabiliyor. Üstelik bu içecekler suyun yerini tutmuyor' dedi.</p>

<p>Yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlerin ilk tercihleri arasında yer alan buzlu kahveler, doğru içerikle hazırlandığında düşük kalorili ve antioksidan açısından zengin bir seçenek olabiliyor. Ancak İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Diyetisyen Edanur Usta, özellikle hazır satılan veya kahve zincirlerinden alınan aromalı buzlu kahvelerin yüksek şeker ve kalori içerikleri nedeniyle dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>'Buzlu kahveler her zaman masum değil'</p>

<p>Sade kahve, su ve buzdan hazırlanan buzlu kahvelerin düşük kalorili olduğunu dile getiren Dyt. Usta, 'Tüketicilerin en sık yaptığı hata, buzlu kahveyi yalnızca kahve olarak değerlendirmeleridir. Aromalı şuruplar, karamel sosları ve krema ilaveleri içeceğin kalori ve şeker miktarını ciddi oranda artırabiliyor. Özellikle gizli şeker kaynakları göz ardı edilmemelidir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Buzlu kahve suyun yerini tutmaz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahvenin ana aktif bileşeni olan kafeinin diüretik etki gösterdiğini belirten Dyt. Usta, 'Sıcak havalarda kaybedilen sıvının yerine su yerine kahve tüketmek dehidrasyon riskini artırabilir. Buzlu kahveler serinlik hissi verse de günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı su olmalıdır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Tek bardakta günlük şeker sınırı aşılabiliyor'</p>

<p>Hazır satılan buzlu kahvelerin en büyük risklerinden birinin gizli şeker ve doymuş yağ içeriği olduğunu söyleyen Dyt. Usta, 'Kremalı ve aromalı standart bir buzlu kahve 300-500 kalori ile 40-60 gram ilave şeker içerebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü günlük ilave şeker tüketiminin yaklaşık 25 gramı geçmemesini öneriyor. Tek bir bardak aromalı buzlu kahveyle bu miktar iki katına ulaşılabiliyor' diye konuştu.</p>

<p>'Yaz aylarında mikrobiyolojik risk de artıyor'</p>

<p>Süt içeren buzlu kahvelerde hijyen koşullarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Usta, 'Yetersiz soğutulan veya uzun süre oda sıcaklığında bekletilen sütlü kahvelerde gıda zehirlenmesine yol açabilen bakteriler hızla çoğalabilir. Ayrıca düzenli temizlenmeyen buz makineleri de mikrobiyolojik kontaminasyon açısından risk oluşturabilir. Açıkta beklemiş veya soğuk zinciri bozulmuş sütlü içeceklerden kaçınılmalıdır' dedi.</p>

<p>'Aromalı kahveler tatlıya dönüşebiliyor'</p>

<p>Sade espresso veya cold brew bazlı kahvelerin oldukça düşük kalorili olduğunu kaydeden Dyt. Usta, 'Şurup, krema ve ilave şekerle hazırlanan kahveler ise yüksek glisemik yüke sahip içeceklere dönüşebiliyor. Bu durum kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak iştahı artırabilir ve uzun vadede insülin direnci ile metabolik sendrom riskini yükseltebilir' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'Günlük kafein tüketimine dikkat edilmeli'</p>

<p>Sağlıklı yetişkinler için günlük güvenli kafein sınırının yaklaşık 400 miligram olduğunu ifade eden Dyt. Usta, 'Gün içerisinde hem sıcak hem de buzlu kahve tüketildiğinde bu sınır farkında olmadan aşılabiliyor. Aşırı kafein tüketimi çarpıntı, hipertansiyon, anksiyete, uykusuzluk ve mide şikâyetlerine yol açabilir' dedi.</p>

<p>'Bazı kişiler daha dikkatli olmalı'</p>

<p>Hamile ve emziren kadınların günlük kafein tüketimini 200 miligram ile sınırlandırması gerektiğini söyleyen Dyt. Usta, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, reflü ve gastrit gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin de buzlu kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Dyt. Usta, çocuklar ve ergenlerde ise özellikle yüksek şeker içeren buzlu kahvelerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>'Aç karnına tüketmeyin'</p>

<p>Aç karnına tüketilen kafeinli içeceklerin mide asidi salgısını artırabileceğine değinen Dyt. Usta, 'Özellikle reflü, gastrit veya ülser öyküsü bulunan kişilerde mide yanması ve sindirim sistemi şikâyetleri görülebilir. Bu yüzden buzlu kahvenin hafif bir öğünden sonra tüketilmesi daha uygun olacaktır' dedi.</p>

<p>'Evde hazırlanan buzlu kahveler daha avantajlı'</p>

<p>Kilo kontrolü sağlayan kişilerin de doğru içerikle hazırlanmış buzlu kahveleri tüketebileceğini belirten Dyt. Usta, şu bilgileri paylaştı: 'Cold brew veya espresso bazlı sade ya da sütlü kahveler tercih edilebilir. Aromalı şuruplar yerine tarçın veya vanilya özütü gibi doğal aroma vericiler kullanılabilir. Evde hazırlanan kahvelerde içerik tamamen kontrol edilebilirken, hazır ürünlerde etiket okunmalı; glikoz-fruktoz şurubu, karamel sosu, krema ve ilave şeker içeren ürünler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.'</p>

<p>'Serinlemek için önceliğiniz su olsun'</p>

<p>Yaz aylarında serinlemek isteyenlere önerilerde bulunan Dyt. Usta, 'Vücudun sıcak havalarda öncelikli ihtiyacı su dengesini korumaktır. Buzlu kahveler su yerine değil, keyif amaçlı ve doğru içerikle hazırlandığında ara öğün alternatifi olarak değerlendirilmelidir. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı ise her zaman su olmalıdır' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/buzlu-kahve-tuketirken-bu-hataya-dusmeyin</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/4d3ddec3-3a87-456b-a618-ef32d1f2a2b6.png" type="image/jpeg" length="21789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon siyasetinin sevilen ismi ameliyat oldu!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzon-siyasetinin-taninan-ismi-ameliyat-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzon-siyasetinin-taninan-ismi-ameliyat-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Önceki dönem Trabzon Milletvekili Muhammet Balta göz ameliyatı geçirdi. Balta’ya geçmiş olsun ve acil şifa dilekleri iletildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Önceki dönem Trabzon Milletvekili <strong>Muhammet Balta’nın göz ameliyatı geçirdiği</strong> öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Balta’nın geçirdiği operasyonun ardından sağlık durumunun takip edildiği belirtilirken, kendisine geçmiş olsun ve acil şifa dilekleri iletildi.</p>

<p>Muhammet Balta için yapılan geçmiş olsun mesajında, <strong>“Önceki dönem Trabzon Milletvekilimiz Sayın Muhammet Balta bir göz ameliyatı geçirmiştir. Kendisine acil şifalar diliyorum. Rabbim hepimize ve vekilimize sağlık, sıhhat versin”</strong> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Biz de Muhammet Balta’ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sağlıklı günler diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzon-siyasetinin-taninan-ismi-ameliyat-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/b812081b-fd36-472c-ae1f-24323a9817f4.png" type="image/jpeg" length="83106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon heyeti Ankara’da sonuç aldı!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzon-heyeti-ankarada-sonuc-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzon-heyeti-ankarada-sonuc-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un sağlık altyapısı açısından büyük önem taşıyan KTÜ Hematoloji-Onkoloji Hastanesi için Ankara’da kritik bir görüşme gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Ankara’da Trabzon zirvesi! KTÜ Hematoloji-Onkoloji Hastanesi için ödenek çıktı</h1>

<p>Trabzon’un sağlık altyapısı açısından büyük önem taşıyan <strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi Hematoloji-Onkoloji Hastanesi</strong> için Ankara’da kritik bir görüşme gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndaki temasların ardından hastane projesi için ihtiyaç duyulan ödeneğin çıkarıldığı belirtildi.</p>

<p>Ankara’daki kritik Trabzon zirvesine <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, AK Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Sezgin Mumcu, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ve KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş</strong> katıldı.</p>

<p>Trabzon heyetinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nda gerçekleştirdiği görüşmenin ana gündem maddelerinden biri KTÜ bünyesinde hayata geçirilmesi planlanan Hematoloji-Onkoloji Hastanesi oldu.</p>

<p>Yapılan temaslar neticesinde proje için ihtiyaç duyulan ödeneğin çıkarılmasıyla yatırımın hayata geçirilmesi noktasında önemli bir eşik aşılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni hastanenin yalnızca Trabzon’a değil, Doğu Karadeniz başta olmak üzere geniş bir bölgeye hematoloji ve onkoloji alanında hizmet vermesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Uraloğlu, Şen ve Mumcu’nun da yer aldığı Trabzon heyetinin Ankara’daki girişimleri</strong>, kentte sağlık yatırımlarının güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Sezgin Mumcu’nun Trabzon yatırımları için daha önce de Ankara’da temaslarda bulunduğu biliniyor.</p>

<p><img height="1294" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/a337ae8f-c09a-46b9-ae67-f5fec379ceca.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>vakit61</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzon-heyeti-ankarada-sonuc-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/5209e09a-7b7b-4594-8a4f-48871ef96b93.png" type="image/jpeg" length="96174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel İmperial Hastanesi'nde başhekimlikte yeni dönem! Doç. Dr. Aydın Kant göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/ozel-imperial-hastanesinde-bashekimlikte-yeni-donem-doc-dr-aydin-kant-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/ozel-imperial-hastanesinde-bashekimlikte-yeni-donem-doc-dr-aydin-kant-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'da faaliyet gösteren Özel İmperial Hastanesi'nde başhekimlik görevinde devir teslim töreni düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özel İmperial Hastanesi'nde Başhekimlik Görevinde Devir Teslim</strong></p>

<p>Trabzon'da faaliyet gösteren Özel İmperial Hastanesi'nde başhekimlik görevinde devir teslim töreni düzenlendi. Yaklaşık dört yıldır başhekimlik görevini yürüten <strong>Uzm. Dr. Cemil Bayarslan</strong>, görevini <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aydın Kant'a</strong> devretti.</p>

<p>Başhekimlik makamında gerçekleştirilen törene, Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdürü <strong>Op. Dr. Ekrem Sağlam</strong>, Genel Müdür <strong>Cihan Başoğlu</strong>, yeni Başhekim <strong>Doç. Dr. Aydın Kant</strong> ile görevini devreden <strong>Uzm. Dr. Cemil Bayarslan</strong> katıldı.</p>

<p>Törende konuşan Op. Dr. Ekrem Sağlam, Uzm. Dr. Cemil Bayarslan'ın görev süresi boyunca hastanenin gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirterek teşekkür etti.</p>

<p>Sağlam, "Yaklaşık dört yıldır birlikte önemli çalışmalara imza attık. Hastalarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek adına büyük bir özveriyle çalıştık. Sayın Bayarslan'a emekleri için teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Aynı şekilde Doç. Dr. Aydın Kant'ın da bu hizmet bayrağını daha ileriye taşıyacağına yürekten inanıyorum." dedi.</p>

<p>Görevi devralan Başhekim <strong>Doç. Dr. Aydın Kant</strong> ise kendisine duyulan güven için teşekkür ederek, ekip ruhuyla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık hizmetlerinin ekip çalışmasıyla başarıya ulaştığını vurgulayan Kant, "Devraldığımız bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek ve hastanemizin hizmet kalitesini daha da ileri taşımak için tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte büyük bir gayret göstereceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Görevini devreden <strong>Uzm. Dr. Cemil Bayarslan</strong> da görev süresi boyunca birlikte çalıştığı yönetim ve hastane personeline teşekkür ederek, Doç. Dr. Aydın Kant'a yeni görevinde başarılar diledi.</p>

<p>Devir teslim töreni, çiçek takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.</p>

<p><img class="" height="1200" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/08/20260808-a-w763387-01.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/ozel-imperial-hastanesinde-bashekimlikte-yeni-donem-doc-dr-aydin-kant-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/c6d87ce0-820b-4327-9372-d3c46e4880b5.png" type="image/jpeg" length="55878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikologdan ailelere çağrı! "Saat 22.00'den sonra ekranı kapatın"]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/psikologdan-ailelere-cagri-saat-2200den-sonra-ekrani-kapatin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/psikologdan-ailelere-cagri-saat-2200den-sonra-ekrani-kapatin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatilinin çocukların yalnızca okuldan uzaklaştığı bir dönem olmadığını belirten uzmanlar, bu sürecin çocukların duygusal, sosyal ve öğrenme gelişimini desteklemek için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatilinin çocukların yalnızca okuldan uzaklaştığı bir dönem olmadığını belirten uzmanlar, bu sürecin çocukların duygusal, sosyal ve öğrenme gelişimini desteklemek için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.</p>

<p>Çocukların günlerini ekran başında geçirmek yerine oyun oynayarak, hareket ederek, doğayı keşfederek ve aileleriyle kaliteli vakit geçirerek değerlendirmeleri gerektiğine değinen uzmanlar ailelere ise önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Son yıllarda çocukların büyük bölümünün tatil süresini ekran karşısında geçirdiğine dikkat çeken Psikolog Emine Fener, çocukların ihtiyaç duyduğu şeyin yalnızca zaman geçirmek olmadığını belirtirken, üretmenin, oyun oynamanın ve aileyle geçirilen kaliteli zamanın çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını ifade etti. Ekran kullanımının tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Psikolog Emine Fener, "Yaz tatili, çocukların sadece okuldan uzaklaştığı bir dönem değil, aynı zamanda gelişimlerini farklı alanlarda destekleyebileceğimiz önemli bir fırsattır. Ancak son yıllarda tatil denildiğinde çocukların büyük bir kısmının gününü ekran karşısında geçirdiğini görüyoruz. Çocukların ihtiyacı olan şey yalnızca zaman geçirmek değil; nitelikli deneyimler yaşamak, oyun oynamak, hareket etmek, doğayı keşfetmek, üretmek ve aileyle kaliteli vakit geçirmektir. Bunlar, çocukların duygusal, sosyal ve öğrenme gelişimini destekleyen en önemli etkenlerdendir. Elbette ekran hayatımızın bir parçası. Buradaki amaç ekranı tamamen yasaklamak değil, yaşa uygun, süre sınırı olan ve dengeli bir kullanım alışkanlığı kazandırmaktır. Çünkü kontrolsüz ekran kullanımı; dikkat süresini, duygu düzenleme becerilerini, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Bu yaz onlara verebileceğimiz en kıymetli hediye daha fazla ekran değil; daha fazla oyun, daha fazla sohbet, daha fazla temas ve birlikte oluşturulan güzel hatırlarıdır" dedi.<br />
<br />
"22.00'de ekran kullanımını tamamen sonlandırmalarını öneriyorum"<br />
Aile bireylerin dikkat etmesi gerektiği noktalara değinen Psikolog Fener, "Yaz tatilinin bitmesine artık son bir ay kaldı. Bu bir ayda aileler, çocukları okula alıştırmak için yeniden düzenli bir uyku düzeni oluşturabilir. Sabah 09.00 gibi uyanmalarını sağlayarak uyku düzenlerini yeniden oturtabilirler. Daha sonrasında ders çalışmaları için onlarla birlikte aktiviteler planlayabilirler. Birlikte etkinlikler düzenleyebilir, hobiler belirleyip bu hobileri uygulayabilirler. Yaz tatilinde çocuklar geç yattıkları için sabah erken uyanamıyorlar. Ekran sürelerini de çok fazla kullandıkları için okul döneminde zorluk çekiyorlar. Ailelerin ekran sürelerini kontrol etmelerini, günün belirli saatlerinde ekran kullanmalarına izin vermelerini, gece yatarken ise saat 22.00'de ekran kullanımını tamamen sonlandırmalarını öneriyorum. Bunun dışında gün içerisinde ödevlerini ve derslerini takip etmelerini, gerekirse yardımcı bir abla ya da öğretmenden destek almalarını ve onlarla birlikte süreci ilerletmelerini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Reels videolarını çok fazla izlersek hiçbir şeye odaklanamayız"<br />
Reels videoların zararlarına değinen Fener, "Hepimiz ekran kullanmayı, telefon kullanmayı çok seviyoruz. On beş saniyelik Reels videoları hepimizi çok eğlendiriyor. Bu nedenle orada çok vakit geçiriyoruz. Ama biz öğrenciler, eğer bu Reels videolarını çok fazla izlersek sırada oturamayız, öğretmenimizi dinleyemeyiz, hiçbir şeye odaklanamayız ve ödevlerimizde, sınavlarımızda odaklanma problemi yaşarız. Bundan dolayı size önerim, Reels videolarını çok fazla izlemeyin. Tabii ki ekran kullanmalısınız, tabii ki telefona bakmalısınız. Hiçbirimiz bunu tamamen bırakamıyoruz. Sizlerin de buna tamamen engel olması mümkün değil. O yüzden ne kadar az kullanırsanız sizin için o kadar iyi olur. Size tavsiyem budur" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/psikologdan-ailelere-cagri-saat-2200den-sonra-ekrani-kapatin</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/haberfhg.png" type="image/jpeg" length="25534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klima serinletirken hasta etmesin! Uzmanlardan hayati uyarılar]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/klima-serinletirken-hasta-etmesin-uzmanlardan-hayati-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/klima-serinletirken-hasta-etmesin-uzmanlardan-hayati-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yanlış klima kullanımı boyun tutulmasından kas spazmına, sinir sıkışmasından yüz felci riskine kadar birçok sağlık sorununu tetikleyebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yanlış klima kullanımı boyun tutulmasından kas spazmına, sinir sıkışmasından yüz felci riskine kadar birçok sağlık sorununu tetikleyebiliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Yıldız Gonca Doğru, özellikle yaz aylarında klimaların bilinçsiz kullanımının kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.<br />
Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava, serinlemek için klima kullanımını kaçınılmaz hale getiriyor. Ancak doğru kullanılmayan klimalar, yalnızca konfor sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda kas-iskelet sistemi üzerinde önemli sağlık sorunlarına da zemin hazırlayabiliyor. Özellikle sıcak ortamdan aniden çok soğuk ortamlara geçilmesi veya klimanın doğrudan vücuda üflemesi, boyun tutulması, kas spazmı ve hareket kısıtlılığı gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>

<p><br />
<strong>"Ani sıcaklık farkı kasları olumsuz etkiliyor"</strong></p>

<p><br />
Liv Hospital Ulus Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Yıldız Gonca Doğru, sıcak havadan soğuk ortama ani geçiş yapan vücudun, ısı dengesini koruyabilmek için damarlarını hızla daralttığını belirterek, bu durumun özellikle boyun, sırt ve omuz bölgesindeki kaslarda spazm ve sertleşmeye yol açabileceğini söyledi.<br />
"Yaz aylarında en sık karşılaştığımız şikâyetlerden biri klima kaynaklı kas spazmlarıdır" diyen Uzm. Dr. Yıldız Gonca Doğru, şöyle devam etti: "Klimanın soğuk havasına uzun süre doğrudan maruz kalmak, özellikle boyun ve sırt kaslarında ağrı, tutulma ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Boyun ya da bel fıtığı gibi mevcut omurga rahatsızlığı bulunan kişilerde ise şikâyetler çok daha belirgin hale gelebiliyor."</p>

<p><br />
<strong>"Sabah boynunuzu çeviremiyorsanız nedeni klima olabilir"</strong></p>

<p><br />
Klima çarpmasının en sık etkilediği bölgelerin başında boyun geldiğini belirten Uzm. Dr. Doğru, gece boyunca klima altında uyuyan ya da gün boyu klima akımına maruz kalan kişilerde "akut tortikolis" olarak adlandırılan ani boyun tutulmasının görülebildiğini ifade etti.<br />
Uzm. Dr. Doğru, "Bu durumda kişi sabah uyandığında başını çevirmekte zorlanabilir. Boyunda bıçak saplanır tarzda ağrı hissedilebilir, ağrı omuz ve kürek kemiğine yayılabilir. Bazı hastalarda baş ağrısı ve baş dönmesi de tabloya eşlik edebilir" dedi.</p>

<p><br />
<strong>"Her boyun tutulması basit bir kas spazmı olmayabilir"</strong></p>

<p><br />
Klima çarpmasına bağlı gelişen boyun tutulmalarının çoğu birkaç gün içerisinde düzelirken, bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Doğru, "Şikâyetler 48 saatten uzun sürüyorsa, ağrı kola doğru yayılıyorsa, uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı gelişiyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir. Bu belirtiler sinir kökü basısı ya da boyun fıtığı gibi daha ciddi sorunların habercisi olabilir" dedi.<br />
Uzm. Dr. Doğru; ateş, şiddetli baş ağrısı ve boyun sertliğinin birlikte görülmesi durumunda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p><br />
<strong>"Yüz felci riskini artırabilir"</strong></p>

<p><br />
Halk arasında "klima çarpması yüz felci yapar" inanışının tamamen yanlış olmadığını ifade eden Uzm. Dr. Yıldız Gonca Doğru, uzun süre doğrudan soğuk hava akımına maruz kalmanın yüz sinirini besleyen küçük damarlarda geçici daralmaya neden olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Doğru, "Özellikle araç kullanırken veya evde klima hava akımının doğrudan yüze yönlendirilmesi önerilmez. Tek başına klima yüz felcinin nedeni değildir ancak uzun süreli ve yoğun soğuk hava maruziyeti risk oluşturan faktörlerden biri olabilir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>"Klima doğru kullanılmalı"</strong></p>

<p><br />
Klima kullanımında alınacak basit önlemlerin birçok sağlık sorununun önüne geçebileceğini belirten Uzm. Dr. Doğru, şu önerilerde bulundu: "Klima ile dış ortam arasındaki sıcaklık farkı 5-7 dereceyi geçmemeli. Ortam sıcaklığı 22-24 derece arasında tutulmalı. Klima hava akımı doğrudan boyun, omuz ve yüz bölgesine yönlendirilmemeli. Gece klima açık uyunacaksa boynu destekleyen ortopedik yastık tercih edilmeli. Araç içinde klima kullanırken hava akımı doğrudan enseye veya yüze verilmemeli. Uzun süre masa başında çalışan kişiler düzenli aralıklarla boyun ve omuz germe egzersizleri yapmalı. Boyun tutulması 48 saati aşıyor, kola yayılan ağrı, uyuşma veya güç kaybı görülüyorsa mutlaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanına başvurulmalı."</p>

<p><br />
<strong>"Sorun klima değil, yanlış kullanım"</strong></p>

<p><br />
Klimaların doğru sıcaklıkta ve uygun şekilde kullanıldığında sağlık açısından risk oluşturmadığını belirten Uzm. Dr. Yıldız Gonca Doğru, "Yaz aylarında serinlemek elbette önemli ancak klimanın bilinçsiz kullanımı kas-iskelet sistemi sorunlarını tetikleyebilir. Basit önlemlerle hem yaz sıcaklarından korunmak hem de boyun ve sırt sağlığını korumak mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/klima-serinletirken-hasta-etmesin-uzmanlardan-hayati-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/08/43fd2d00-6cc2-44a2-8188-ebd99507b27f.png" type="image/jpeg" length="40463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındık hasadı sanıldığı kadar masum değil! Uzman riskleri tek tek anlattı]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/findik-hasadi-sanildigi-adkar-masum-degil-uzman-riskleri-tek-tek-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/findik-hasadi-sanildigi-adkar-masum-degil-uzman-riskleri-tek-tek-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Çıtlak, Karadeniz'in arazi yapısının fındık hasadını zorlaştırdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşan fındık hasadı öncesi uyarılarda bulunan Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Çıtlak, özellikle sarp ve engebeli arazilerde fındık toplayacak olan yöre halkının bahçelere girmeden önce kendilerini fiziksel olarak hazırlık yapmaları ve koruyucu ekipman kullanmaları gerektiğini söyledi.</p>

<p><br />
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Çıtlak, Karadeniz'in arazi yapısının fındık hasadını zorlaştırdığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Çıtlak, "Giresun, dünyanın en kaliteli fındıklarının üretildiği bir bölge. Ancak arazilerimiz oldukça engebeli ve sarp. Bu nedenle hasat büyük ölçüde insan gücüyle gerçekleştiriliyor ve her yıl ciddi yaralanmalar yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl hastanemize başvuran 628 travma vakasının 48'i fındık hasadı sırasında meydana geldi. Bunun yanı sıra dal çarpmasına bağlı göz yaralanmaları ile alerjik reaksiyonlar nedeniyle başvurularda da belirgin artış gözlendi" dedi.<br />
<br />
Hasat öncesi hazırlık hayati önem taşıyor<br />
Fındık hasadının basit bir iş gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çıtlak, özellikle dik ve kaygan arazilerde çalışacak kişilerin gerekli önlemleri almalarının büyük önem taşıdığını ifade etti.<br />
Araziye yabancı olanlar, ileri yaştakiler ve düzenli fiziksel aktivite yapmayan kişilerin daha fazla risk altında bulunduğunu belirten Çıtlak, "Fındık hasadına başlamadan önce hem fiziksel olarak hazırlanılmalı hem de uygun ekipman kullanılmalıdır. Hasat, yalnızca bahçeye girip fındık toplamak değil, hazırlık ve güvenlik gerektiren bir süreçtir. Koruyucu gözlük, kaymayı önleyen uygun ayakkabı ve cildi koruyan giysiler mutlaka kullanılmalıdır. Aksi halde göz yaralanmaları, alerjik reaksiyonlar ve düşmeye bağlı kırıklarla sıkça karşılaşıyoruz" diye konuştu.<img height="2160" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/07/a-w757930-03.jpg" width="3840" /><img height="2160" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/07/a-w757930-01.jpg" width="3840" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/findik-hasadi-sanildigi-adkar-masum-degil-uzman-riskleri-tek-tek-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/07/habergrs.png" type="image/jpeg" length="24185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon'daki laboratuvardan umut veren haber! Ballı formül kanser hücrelerinde etkili oldu]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/trabzondaki-laboratuvardan-umut-veren-haber-balli-formul-kanser-hucrelerinde-etkili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/trabzondaki-laboratuvardan-umut-veren-haber-balli-formul-kanser-hucrelerinde-etkili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İLAFAR Laboratuvarları'nda geliştirilen ballı bitkisel formülasyonun, laboratuvar ortamında akciğer kanseri hücrelerinin yüzde 91'ini etkisiz hale getirirken sağlıklı hücrelerin yaklaşık yüzde 90'ını koruduğu açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLAFAR) laboratuvarlarında gerçekleştirilen testlerde, geliştirilen özel 'ballı bitkisel formülasyonun' A549 akciğer kanseri hücrelerini yüzde 91 oranında öldürdüğü, üstelik bunu yaparken sağlıklı hücre yapısını yüzde 90 oranında koruduğu bilimsel olarak ispatlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyasi Tarih Uzmanı Doç. Dr. Abdulgani Bozkurt, 'Bayburtlu Lokman Hekim' olarak tanınan babası Münür Bozkurt'un 41 yıllık geleneksel tıp birikimini KTÜ İLAFAR Laboratuvarları'na taşıyarak geliştirilen özel formülasyonun sağlıklı hücreleri yüzde 90 oranında korurken, akciğer kanseri hücrelerini yüzde 91 oranında yok ettiğini bilimsel olarak ispatladıklarını ve tam bağımsız bir Türkiye için sağlık alanında da yerli bir paradigma değişiminin şart olduğunu vurguladı. Babasının yıllar boyunca sürdürdüğü çalışmaları ispat etme fırsatı yakaladıklarını ve kendisinin de akademik olarak bu çalışmaları takip ettiğini dile getiren Doç. Dr. Bozkurt, "Babam çok önemli iddiaların ve çalışmaların sahibi ancak bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalara bilimsel hüviyet kazandırma ve bilimsel olarak ispat etme noktasında çok fazla imkanımız olmamıştı. Yavaş yavaş bu imkanlar nispetince kendisinin çalışmalarını bilimsel verilerle destekleyecek ve bilimsel olarak ispatlayacak şekilde sürdürmeye başladık. Özellikle kanser üzerine yapmış olduğu çalışmaları ispatlama noktasında önemli bir aşama katettiğini düşünüyoruz" dedi.<br />
<br />
"Kanser hücrelerini öldürürken sağlıklı hücrelerde de yıkım meydana getirdiğiniz zaman bunun çok bir kıymeti olmuyor"<br />
Hazırlanan ballı bitkisel formülün kanserli hücreleri yüzde 91 öldürürken sağlıklı hücrelere zarar vermediğinin görüldüğünü belirten Bozkurt, "Karadeniz Teknik Üniversitesi İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi'ndeki çok kıymetli hocalarımızla beraber A549 diye tabir edilen akciğer kanser hücreleri üzerinde yapılan çalışmada önemli bir mesafe katedildi. Özellikle iki farklı çalışmasıyla bu kanser hücreleri üzerinde deneme yapıldı. Bir tanesi ballı bitkisel formülasyon, diğeri de sadece bitkisel formülasyon. Yapılan araştırmalara, çalışmalara göre özellikle ballı bitkisel formülasyonla birlikte kanser hücrelerinde yaklaşık yüzde 91'lik bir ölüm meydana geldiğini bilimsel olarak ispatlamış bulunmaktayız. Bu çok yüksek bir oran. Şu anda bu kadar yüksek oranda, bu şekilde başarıyı elde eden çalışma olarak biz ilk defa bu çalışmayı biliyoruz. Bununla beraber tabii kanser hücre çalışmalarında önemli hususlardan biri kanser hücresini öldürürken, sağlıklı hücrelere de zarar veriyor mu, vermiyor mu? Bu çalışma da beraber yürütülüyor. Buna da toksisite çalışması diyoruz. Toksik olarak da bakıldığı zaman çünkü kanser hücresini öldürebilirsiniz fakat kanser hücrelerini öldürürken sağlıklı hücrelerde de yıkım meydana getirdiğiniz zaman bunun çok bir kıymeti olmuyor. Dolayısıyla bizim yapmış olduğumuz, babamın çalışmasında, KTÜ'de İLAFAR merkezinde yapılan, kıymetli hocalarımızın yaptığı çalışmada, sağlıklı hücrelerde de toksisite barındırmadığı, yüzde 70'in üstünde bir oran zaten çıktığı zaman barındırmadığı anlamına geliyor. Yaklaşık yüzde 90'a yakın canlılığı da koruduğunu, bunu yaparken de kanser hücrelerini 100'den 91 ölümle 9'a kadar düşürdüğünü gördük. Çalışmalar farklı evreleriyle, aşamalarıyla tekrar sürdürülüyor, devam ediliyor çalışmalara. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde bu çalışmanın çok daha ileri aşamaları hakkında da inşallah kamuoyuyla bilgi paylaşma imkanımız olacak" diye konuştu.<br />
<br />
"Savunma sanayiinde olduğu gibi sağlıkta da bir paradigma değişikliği olması lazım"<br />
Savunma sanayiinde olduğu gibi sağlıkta da bir paradigma değişikliği olması gerektiğini kaydeden Bozkurt "Tıbb-ı Nebevi'nin, geleneksel tıbbın en temel motivasyonu insanı fıtratla buluşturmaktır. Yani bir insanda bir hastalık varsa o hastalığı tedavi ederken 30-40 farklı yerde tahribat meydana getirmeyebiliriz de, getirmemek gerekiyor. Ama biz modern tıbba baktığımız zaman genelde bir hastalığın tedavisine odaklandığında, onu tedavi ederken 30-40 farklı bölgede, yerde de tahribat meydana getiriyor. Dolayısıyla tahribat meydana getirmeden tedaviler nasıl geliştirilebilir üzerine yoğunlaşmanın adıdır aslında Tıbb-ı Nebevi ya da geleneksel tıp. Bu anlamda biz buna sağlıkta bir paradigma değişikliği diyoruz. Ülkemiz savunma sanayiinde, benim de bir uzmanlık alanım olduğu için orayla da ilinti kurarak ifade ediyorum, savunma sanayiinde mesela savaş teorilerinde ve savaş paradigmasında bir değişiklik meydana getirdi. Denklemi bozuyorsunuz, yeni bir denklem kuruyorsunuz. Benzer şekilde Türkiye, sağlık ve gıda alanında özellikle paradigma değişimi meydana getiremediği müddetçe tam bağımsızlığına giden süreçte emin adımlarla gitmekte biraz zorlanacak. Dolayısıyla biz Türkiye'nin güçlü adımlarla tam bağımsız ve çok güçlü olduğu bir Türkiye inşasında bu yolu sağlıklı bir şekilde ilerletmesinin savunmayla tek başına yeterli olmayacağını, buna ilaveten sağlık ve gıda alanında da bir paradigma değişimine ihtiyaç duyduğumuza inanıyoruz. Çalışmalarımızı da bu motivasyonla yürütmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/trabzondaki-laboratuvardan-umut-veren-haber-balli-formul-kanser-hucrelerinde-etkili-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/07/10f20f75-5d6a-4505-b2f0-3e51c2ff5177.png" type="image/jpeg" length="67201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Gözün alınacak" dediler... Trabzon'da yapılan kornea nakliyle yeniden görmeye başladı!]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/gozun-alinacak-dediler-trabzonda-yapilan-kornea-nakliyle-yeniden-gormeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/gozun-alinacak-dediler-trabzonda-yapilan-kornea-nakliyle-yeniden-gormeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görme bozukluğu nedeniyle yıllarca Gürcistan'da tedavi gören ve gittiği birçok merkezde gözünün alınması gerektiği söylenen hasta, Trabzon'da olduğu kornea naklinin ardından yeniden görmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görme bozukluğu nedeniyle yıllarca Gürcistan'da tedavi gören ve gittiği birçok merkezde gözünün alınması gerektiği söylenen hasta, Trabzon'da olduğu kornea naklinin ardından yeniden görmeye başladı.</p>

<p>Gürcistan'ın Tiflis kentinden gelen 62 yaşındaki İra Gelitashvili, Trabzon'da Özel İmperial Hastanesi'nde olduğu ameliyat sonrası özellikle torunlarını daha net bir şekilde görebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakın aile dostlarının tavsiyesi üzerine Trabzon'a geldiğini ifade eden İra Gelitashvili, 'Tiflis'te en iyi doktorlara muayene oldum, tedavi aldım ve ameliyatlar geçirdim. Ancak her defasında acı çektim. Gittiğim her yerde gözümün alınması gerektiği söylendi' dedi.</p>

<p>Yaklaşık 3 yıldır ciddi görme sorunu yaşadığını anlatan Gelitashvili, 2,5 yıl önce geçirdiği katarakt ameliyatının ardından şiddetli ağrılarının başladığını ve iki kez üst üste ameliyat olmasına rağmen sağlığına kavuşamadığını dile getirdi.</p>

<p>Amerikalı bir donörden alınan kornea ile kendisine nakil yapılan Gelitashvili, ameliyat haberini alan torunlarının büyük mutluluk yaşadığını söyledi. Gelitashvili, 'Torunlarım gün boyunca beni aradı. Ameliyatımın başarılı geçtiğini duyunca telefonda sevinç çığlıkları attılar' şeklinde konuştu.</p>

<p>İki çocuğu ve iki torunu olduğunu belirten Gelitashvili, özellikle futbolla ilgilenen torununun maçlarını artık daha iyi izleyebileceğini ifade ederek 'Torunlarımı yeniden net görebilecek olmak benim için en büyük mutluluk. Bu ameliyat kararını almamda en büyük etken de onları görebilme isteğim oldu' diye konuştu.</p>

<p>Tavsiye üzerine Trabzon'a gelerek ameliyat olduğunu anlatan Gelitashvili, 'Tiflis'te çok yakın aile dostlarımın tavsiyesi üzerine buraya geldim. Yapılan işlemlerden çok memnunum. Görme bozukluğu şikâyetiyle Tiflis'te en iyi doktorlara da muayene oldum, tedavi aldım ve ameliyat oldum ama her defasında acı çektim. Nereye gittiysem hepsi bana gözümün alınması gerektiğini söyledi. Amerikalı bir hastadan alınan kornea ile burada nakil yapıldı. Yaklaşık 3 yıldır görme sorunu yaşıyordum. İki buçuk yıl önce de katarakt ameliyatı oldum ama ondan sonra korkunç ağrılarım başladı. İki kere üst üste katarakt ameliyatı oldum ama her defasında sağlığıma kavuşamadım. Burada ameliyat sonrası doktor beni muayene etti, gözümdeki sargıyı açtı ve daha net görmeye başladım. Doktorun el hareketlerini daha net görmeye başladım' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Gittiği yerlerde kendisine artık göremeyeceği, durumunun düzelemeyeceği söylenmiş'</p>

<p>Ameliyatı gerçekleştiren Özel İmperial Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Türkyılmaz ise 'Hastamızın sağ gözünde zaten görme azlığı mevcuttu. Sol gözüyle ise hiç göremiyordu. Hasta, Gürcistan'ın Tiflis şehrinden gelerek bize başvurdu. İlk başta çok ağrıları vardı ve göremiyordu. Biz öncelikle ağrılarını dindirdik. Sonrasında görme problemini düzelteceğimizi söyledik. Hasta ilk başta buna pek inanamadı çünkü gittiği yerlerde kendisine artık göremeyeceği, durumunun düzelemeyeceği söylenmişti. Hastanın bir dileği vardı. 'Ben torunlarımı görmek istiyorum, benim için en önemli şey bu' dedi. Biz de ekip olarak çok duygulandık. Zaten bu tür vakaları yapıyorduk. Ancak kornea bulmak çok zor. Halkımıza bu anlamda duyurumuz; kornea bağışında bulunmalarının aslında bir kişiye ışık olmak anlamına geldiğidir. Korneayı Amerika'dan getirttik. 53 yaşında vefat eden bir kişinin gözü, burada Gürcistanlı bir hastamıza ışık oldu. Ameliyat yaklaşık iki saat sürdü. İşlem başarılı geçti. Şu an hastamız görüyor. Bu, en düşük görme seviyesi; zamanla daha da iyi düzelecektir. Hastamızın sağ gözü de iyi görmüyordu. Biz hem görmesini artırmış olduk hem de ağrılarını dindirmiş olduk. Hasta, uzun zamandır yaşadığı problemden kurtulmuş oldu. Sol gözündeki görme azlığı aslında daha önceden de vardı ancak durumun sıkıntılı hale gelmesi son üç yılda oldu. Ağrılı hale gelen bu süreç, yapılan işlemle birlikte son bulacak; hem ağrılarından kurtulacak hem de görmesi artacak. İnşallah torunlarını da daha iyi görecek' diye konuştu.</p>

<p>'Kornea nakli işlemi bizim bölgemiz için kanayan bir yara'</p>

<p>Kornea nakil işleminin bölge için kanayan bir yara olduğunu ifade eden Türkyılmaz, 'Aslında kornea nakli işlemi bizim bölgemiz için kanayan bir yara. Çünkü doku bulma yönünden şansımız düşük, bağışçımız çok az, hem de hastaların bize ulaşması biraz zor oluyor. Özel hastane olarak da bu konuda sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü korneaları direkt alamıyoruz ancak yurt dışından getirebiliyoruz. Bu da doğal olarak bir maliyet oluşturuyor. Aslında ülke olarak göz hastalıkları açısından çok iyi bir düzeydeyiz. Yurt dışında, yaptığımız ameliyatlar ve tedaviler çok biliniyor. Bölge olarak Trabzon, yalnızca ticari açıdan değil sağlık anlamında çevre illerden ve yurtdışından gelen hastalar açısından da önemli bir merkez konumunda. Bu noktada Trabzon iyi bir yerde. Bizim ricamız, halkımızın bağış konusunda daha duyarlı olması ve özel hastanelere bu konuda biraz daha destek verilmesidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="" height="1200" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/07/a-w756332-06.jpg" width="1600" /><img height="605" src="https://vakit61com.teimg.com/vakit61-com/uploads/2026/07/a-w756332-05.jpg" width="1093" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/gozun-alinacak-dediler-trabzonda-yapilan-kornea-nakliyle-yeniden-gormeye-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/07/habergoz.png" type="image/jpeg" length="71581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En başarılı devlet tıp fakülteleri açıklandı! KTÜ'den dikkat çeken sıralama]]></title>
      <link>https://www.vakit61.com/en-basarili-devlet-tip-fakulteleri-aciklandi-ktuden-dikkat-ceken-siralama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vakit61.com/en-basarili-devlet-tip-fakulteleri-aciklandi-ktuden-dikkat-ceken-siralama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS tercih döneminde açıklanan başarı sıralamalarına göre Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, Türkiye'nin en başarılı devlet üniversitesi tıp fakülteleri arasında ilk 20'de yer alarak Trabzon'a gurur yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet Üniversitelerinde En Başarılı 20 Tıp Fakültesi Belli Oldu</strong></p>

<p>İlk 20 arasında KTÜ'de var</p>

<p>YKS tercih sürecinde sayısal puan türünden iyi sıralama yapan öğrenciler, tercih yapacağı bölüm ve mesleği iyi araştırması gerekiyor.</p>

<p>Sizlere devlet üniversitelerinde en başarılı 20 tıp fakültesini sizler için derledik... İşte fakülteler ve taban başarı sıralamaları:</p>

<p><br />
Hacettepe Üniversitesi (İngilizce) – 1.169</p>

<p>Cerrahpaşa Üniversitesi – 3.082</p>

<p>Ankara Üniversitesi – 3.290</p>

<p>Ege Üniversitesi – 5.118</p>

<p>Marmara Üniversitesi (İngilizce) – 6.086</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi – 7.981</p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi – 8.855</p>

<p>Çukurova Üniversitesi – 9.624</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuk Üniversitesi – 11.536</p>

<p>Kocaeli Üniversitesi – 12.009</p>

<p>Mersin Üniversitesi – 13.043</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi – 14.540</p>

<p>Adnan Menderes Üniversitesi – 15.368</p>

<p>Atatürk Üniversitesi – 16.727</p>

<p>Dicle Üniversitesi – 17.184</p>

<p>Balıkesir Üniversitesi – 18.350</p>

<p>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi – 20.882</p>

<p>Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi – 22.005</p>

<p>Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi – 23.175</p>

<p>Yozgat Bozok Üniversitesi – 24.709</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.vakit61.com/en-basarili-devlet-tip-fakulteleri-aciklandi-ktuden-dikkat-ceken-siralama</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vakit61com.teimg.com/crop/1280x720/vakit61-com/uploads/2026/07/30cd2c91-8319-4e68-8145-f0eeb354b20a.png" type="image/jpeg" length="53084"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
